Ana içeriğe atla

“Brüksel-Şanghay” sarkacında Tayyip Erdoğan

“Brüksel-Şanghay” sarkacında Tayyip Erdoğan

A soldier stands in front of a curtain ahead of a welcoming ceremony for the Shanghai Cooperation Organisation summit at the Great Hall of the People in Beijing June 8, 2012. REUTERS/Jason Lee (CHINA - Tags: MILITARY POLITICS) - RTR339LB

Biri Başbakan’a “Ecdadımızın bir bölümü 1000 yıl önce Şanghay civarlarından buralara geldi, Avrupa yoluna koyuldu. O gün bugün yol alıyoruz. Şimdi sizin önerdiğiniz nedir? Avrupa’ya sırtımızı dönüp Şanghay yoluna, geldiğimiz yere mi gidelim diyorsunuz yani?” diye sorsa, o ne der?

Prag’da söylediği şu sözleri  bu sorunun cevabı olarak alabilir miyiz? “Bizim hükümet olarak AB hedefimizde bir sapma asla söz konusu değil. Bu noktada yeni arayışlar içinde değiliz. Ancak üzüntülüyüz. Ben Şanghay İşbirliği konusunu gündeme getiriyorum. Bundan bazıları rahatsız oluyor. Niye rahatsız oluyorsun? Şanghay İşbirliği konusu AB’nin alternatifi midir? O ayrı bir yapılanmadır, bu ayrı bir yapılanmadır” dedi.

Türkiye’nin AB hedefi neydi?

Tam üyelik. Yani, entegrasyon. Bu nedenle, “imtiyazlı ortaklık” gibi bir statüye Türkiye son derece kapalıydı. Öyleyse, Başbakan’ın “Bizim hükümet olarak AB hedefimizde bir sapma asla söz konusu değil. Bu noktada yeni arayışlar içinde değiliz” sözlerini  “hayra alamet” olarak not etmek gerekiyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish