Moskova’yla Washington, Suriye kimyasal silahlarına ilişkin anlaşmaya varınca Beyrut’ta tüm gözler Riyad’a çevrildi. Herkes, bir sonraki aşamanın Lübnan’a nasıl yansıyacağını anlamaya çalışıyor. Suudi Arabistan, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Rus meslektaşı Sergey Lavrov’un onayıyla Cenevre’de varılan anlaşmayı doğrudan etkileme konumunda değil. Ancak Riyad, birkaç yönden müdahale ederek Suriye’deki durumu etkileme imkânına sahip.
Suudilerin tutumu, kanlı mezhepsel saldırıların hız kesmeden devam ettiği Irak’ı etkileyebileceği gibi, Riyad bağlantılı Ahmed Carba’nın başkanlık ettiği Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu’nu da etkileyebilir.
Kuşkusuz, Suudi tutumunun hissedileceği diğer bir nokta da Lübnan’dır. Riyad’ın müttefikleriyle Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın müttefikleri arasındaki çatışma, Lübnan’da sistemin tüm yönlerine uzanıyor, 22 Mart’tan bu yana felç olan hükümetten başlayarak ta cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar. Seçimler, Lübnan anayasasına göre 2014’te 25 Mart-25 Nisan arasında yapılmalı.
Riyad’ın Beyrut’taki dostları- yani Hariri cephesi- Suriye mutabakatına dair net bir bilgiye sahip olmadığını, anlaşmanın unsurlarına dair esas kaynaklardan herhangi bir ayrıntı alamadığını itiraf ediyor. Parlamentodaki Hariri blokunda yer alan önde gelen bir milletvekilinin Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre, Suudi Arabistan Lübnan’daki duruma tam bir kayıtsızlık içinde. Hariri blokundan birkaç heyetin Suudi Arabistan’a gidip defalarca Suudi yetkililerle görüşmesi de Suudilerin Lübnan meselesinden el çekme tavrını henüz değiştirebilmiş değil.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.