Ana içeriğe atla

Türkiye’nin Seçimi: Ya Çin Füze Savunma Sistemi Ya NATO

Türkiye, Çin’in füze savunma sistemleri ile yola devam ederse, NATO’nun sisteminden çıkacak.

The logo of China Precision Machinery Import and Export Corp (CPMIEC) is seen at its headquarters in Beijing September 27, 2013. NATO member Turkey has chosen a Chinese defence firm that has been sanctioned by Washington to co-produce a $4 billion long-range air and missile defence system, rejecting rival bids from Russian, U.S. and European firms. The Turkish defence minister announced the decision to award the contract to China Precision Machinery Import and Export Corp (CPMIEC) in a statement on Thursday

Türkiye'nin füze savunma sistemi  için Çinli bir firmayı tercih etmesi üzerine başlayan tartışmalar, NATO ve Washington tarafından açıkça dile getirilen itirazlarla büyüdü. Konu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın destekçileri için bağımsızlık ve ulusal onur meselesine dönüştü. Savunma uzmanları ise  tartışmalarda güvenlik ihtiyaçlarının ikinci plana atıldığı görüşünde. Bilhassa da ulusal güvenliğe yönelen tehlikelerin arttığı bugünlerde...

Türkiye, hava savunma füzeleri FD-2000 için Çin Hassas Makineler İhracat ve İthalat Şirketi’yle (CPMIEC) görüşmelere başlayacağını Eylül'de duyurdu. Anlaşma karşılığında 3.4 milyar dolar alacağı söylenen CPMIEC İran, Kuzey Kore ve Suriye'ye askeri teknoloji transferi yaptığı gerekçesiyle ABD’nin ambargo uyguladığı firmalardan biri.  İhaleye katılan diğer firmalar ise Patriot'u üreten ABD'li Raytheon and Lockheed Martin,  Samp/T Aster 30'u üreten Fransız-İtalyan ortaklığı Eurosam ve S-400'ün üretici Rus Rosoboronexport'tu.

Türkiye'nin bu firmalar arasından Çin'i tercih etmesi Batılı devletler ve savunma sanayi çevrelerini şok etti. Uluslararası basın bunun Türkiye’nin Batı’dan koptuğunun bir göstergesi olup olmadığını sorguladı.   Financial Times gazetesi 20 Ekim'de yayımladığı bir makalede şu soruyu yöneltti: "61 yıldır NATO üyesi olan Türkiye, Batı'yla yollarını ayırdı mı?"

Bu iddiayı reddeden Türk yetkililer ise kararın siyasi  değil, ekonomik ve teknolojik nedenlerle alındığını söyledi. Zira, güvenlik alanındaki ihtiyaçlarını karşılarken daha bağımsız olmak isteyen Türkiye için savunma sanayindeki sözleşmelerin "teknoloji transferini" de kapsaması  önem taşıyor. Türkiye 1980-1988 yılları arasındaki İran-Irak savaşından bu yana kendi ulusal hava savunma sistemini kurma arayışında.  Zira savaş sırasında taraflar arasında karşılıklı kullanılan Rus yapımı Scud füzeleri Türk askeri yetkililerini aynı tehlikeyle ileride Türkiye'nin de karşılaşabileceği riskine karşı alarma geçirmişti. Bu risk Suriye'deki iç savaşla daha somutlaştı.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish