Ana içeriğe atla

Kürt köylerini yok edenler yargılanacak mı?

An Iraqi Kurdish pashmarga (fighter) and a group of children watch Turkish tank movement near a small village in the mountains in Northern Iraq March 22. Thirty-five thousand Turkish soldiers backed by tanks and air power entered into northern Iraq to launch an offensive against PKK Kurdish guerrillas on March 20 - RTXG5C1

“Bizim taburumuza verilen görev köyleri yakmaktı, orada kaldığımız süre içerisinde (...) 30 köyü yaktık. Köylere girince komutanlarımız askerleri ikişer, üçer kişi olarak evleri yakmakla görevlendiriyordu, evlere girip dışarı çıkın yakacağız diyorduk, eşyalarını boşaltmak için fırsat vermiyorduk”.

Bu sözler, geçtiğimiz haftalarda Diyarbakır Cumhuriyet savcısına ifade veren, 90’lı yıllarda askerlik görevini Güneydoğu Anadolu bölgesinde yapan bir kişiye ait.

90’lı yıllarda Türkiye'nin Güney Doğusunda 3000’den fazla köy ve mezra güvenlik güçleri tarafından boşaltıldı, yakıldı ve yıkıldı. O zaman askerler PKK’ya yardım ettiğinden şüphelenilen veya bir şekilde devletle iş birliği yapmayı reddeden köyleri rutin olarak boşaltıp, köylülerin bir daha geri dönmemeleri için de yakıp oturulamaz hale getiriyorlardı.

Bu korkunç uygulama bir terörle mücadele yöntemi olarak benimsenmişti. Güneydoğudan pek çok Kürdün ülkenin Batı illerine göç etmesinin altında yatan en önemli nedenlerden bir tanesi de köy ve evlerinin yok olmasına yol açan insanlık dışı bu uygulamalar olmuştur.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish