ABD Başkanı Barack Obama 10 Eylül’de İslam Devleti’ne (İD) karşı askeri harekâtı duyururken eski Başkan George H.W. Bush’un Irak lideri Saddam Hüseyin’e savaş ilan etmesini hatırlamamak elde değildi. ABD yönetimi Birinci Körfez Savaşı’nda da bir dizi Batı ve Arap devletini yanına alarak uluslararası ve bölgesel bir koalisyon kurmuştu. O günlerde de koalisyonun karşısında Irak’tan yakın ve uzak çevreye şiddet yayan ortak bir düşman vardı. Dahası İsrail 23 yıl önce de savaş sahnesinin dışında kalmıştı. Merhum Başbakan İzak Şamir, Bush’un ricalarını kırmamış ve İsrail’in kalbine roket yağdıran Irak’a misliyle karşılık verilmesini isteyen hükümet üyelerini dizginlemişti.
ABD’nin en yakın müttefiki İsrail, bugün de İD İsrail sınırlarına doğru ilerlerken ve Amerika ile müttefikleri harekete geçerken olanları yine kenardan izliyor. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de Savunma Bakanı Chuck Hagel de son bölge turlarında Kudüs’ü es geçti.
Şimdi bir kez daha şu soruyu sorma zamanıdır: ABD’nin bölgedeki en önemli stratejik serveti gerçekten İsrail mi? Bu tezin baş savunucularından olan Başbakan Benjamin Netanyahu, ancak yandaş gazete Yisrael Hayom’un manşetiyle avunmak zorunda kaldı. Habere göre Reuters’a konuşan “bir Batılı diplomat” İsrail’in koalisyona istihbarat ve uydu fotoğrafları sağladığını söylemişti.
Yine de İsrail açısından Birinci Körfez Savaşı’yla İD’e karşı mücadele arasında önemli bir fark var. 1990’lı yılların başında koalisyonda yer alan başta Mısır, Suudi Arabistan ve Körfez devletleri gibi Arap devletlerinin liderleri İsrail’i kulübe kabul etmeye hiçbir koşulda yanaşmamıştı. Ancak aynı devletler yeni bin yılın başından bu yana İsrail’i ve İsrail’in 1967 sınırlarında güvenle yaşama hakkını tanıma yönünde irade göstermekle kalmıyor, İsrail’le “normal” diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurmayı da öneriyor. İsrail’in zamanında Orta Doğu koalisyonunda yer alması mevzubahis bile değilken Arap Barış Girişimi’nin doğduğu 28 Mart 2002’den bu yana İsrail kulübün saygın bir üyesi olma fırsatını sürekli ıskalıyor. İsrail, Arap Birliği’nin bu girişim temelinde müzakere çağrılarını kabul etseydi şimdiye kadar kulübe alınmış olabilirdi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.