Ana içeriğe atla

İsrail ve Hizbullah’tan karşılıklı caydırıcılığa yeni ayar

İsrail ile Hizbullah arasında son sekiz yıldır oluşan caydırıcı denge ve Hizbullah’ın İD’e karşı mücadeleye katılması iki taraf arasında sessiz bir anlaşmanın kapısını açabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Israeli soldiers and trucks are seen from the southern Lebanese village Marwaheen, as a Hezbollah flag flutters during a protest in solidarity with Palestinian people in Gaza near the Lebanese-Israeli border July 25, 2014. The protest was organised by Hezbollah with the participation of Shi'ite and Sunni Muslim Sheikhs, against Israel's military action in Gaza and marking the annual al-Quds Day. REUTERS/Ali Hashisho   (LEBANON - Tags: POLITICS CIVIL UNREST RELIGION MILITARY) - RTR403PX

5 Ekim’de İsrail-Lübnan sınırında istisnai bir ateş açma olayı yaşandı. İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) bir devriye Lübnanlı bir askeri yaraladı. Ancak bu olay, İsrail Kuzey Komutanlığı’ndan kıdemli bir subayın 14 Eylül’de savunma muhabirlerine yaptığı analize oturmadı. Zira subay Hizbullah’ın olası bir çatışmada Celile’de önemli bir alanı geçici olarak ele geçirebileceği uyarısında bulunmuş ve savaştan bahsetmişti. Ancak böylesi bir savaş şu an her zamankinden daha uzak görünüyor.

Bölgenin mevcut koşullarında İsrail, böyle bir çatışmayı uzak bir tarihe erteleyecek adımlar atma imkânı bulabilir, hatta çatışma hiç yaşanmayabilir. Subayın anlattıkları, İsrail’in Hizbullah’a karşı son sekiz yıldır sürdürdüğü caydırıcılık stratejisinin ana unsurunu tekrarlamaktan ibaretti: IDF gelecekte yaşanacak olası bir savaşta örgüte ve Lübnan’a muazzam zarar verecek. İsrail Genelkurmay Başkanı Benny Gantz da bunu 3 Ekim’de şöyle ifade etti: “Lübnan’ı alır, 70-80 yıl geriye götürürüz.”

Bu tür tehditler, son yıllardaki İsrail-Hizbullah ilişkisinde hikâyenin sadece bir kısmını oluşturuyor. 12 Temmuz 2006’da başlayan ve tarafları öngöremedikleri yoğunlukta, uzun bir mücadeleye sürükleyen savaşla iki taraf da caydırıcılık sınavında başarısız oldu. İsrail, topraklarından asker kaçırılması hâlinde oyunun kurallarını değiştireceğini ve savaş başlatarak yanıt vereceğini Hizbullah’a ikna edici biçimde gösteremediği için başarısız oldu. İsrail yönetiminin bu mesajı verememesinin bir sebebi de Hizbullah’ın bu şekilde hareket etmesini beklememesiydi. İsrail, savaş öncesi aylarda bir süredir sergilediği itidalli tutumunu sürdürmüştü. Hizbullah da buna dayanarak asker kaçırma planına İsrail’in vereceği tepkiyi hafife aldı ve bu planı uyguladı.

Hizbullah’ın başarısızlığına gelince o da savaş arifesinde İsrail’e karşı caydırıcılık tesis edemedi ve kendisine karşı girişilecek topyekûn bir savaşın olası sonuçlarını yeterince ortaya koyamadı. Binlerce roket, gelişkin füze ve başka sürprizler hazırlamış olmak Hizbullah’a yetmedi. Oysa bu askeri yığınağa bir de caydırıcılık unsuru eklenseydi İsrail, savaşa zemin hazırlayan Eldad Regev ve Udi Goldwasser’in kaçırılmasına bir dizi büyük çaplı tepkiyle karşılık vermekten kaçınabilirdi.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish