16 Temmuz tarihli “Türkiye yeni bir şiddet sarmalının kıyısında mı?” başlıklı makalemden yaklaşık bir hafta sonra Türkiye büyük bir şiddet sarmalının içine düştü.
Önce İD’in 20 Temmuz’daki Suruç saldırısı geldi sonra da 22 Temmuz’da PKK’nın bu saldırıya misilleme olarak yaptığını açıkladığı Urfa’daki iki polisin infazı... Türk güvenlik güçleri ve PKK arasındaki çatışmalar böyle başladı. Şu an 25. gününe girdiğimiz bu çatışmalarda 22 Türk güvenlik görevlisi (çoğunlukla polis) ve 6 sivil hayatını kaybetti. PKK cephesindeki kayıplara ilişkin ise spekülatif haberler geliyor. Ancak PKK’nın Kuzey Irak’taki mevzileri Türk F-16’ları tarafından halen yoğun şekilde bombalanıyor. Örgütün Kandil, Zap, Avashin-Basyan ve Metina bölgelerindeki lojistik binaları, haberleşme tesisleri, ağır silah mevzileri ve eğitim tesisleri büyük zarar gördü. Bu bombalamalar ve Türkiye içindeki zayiat dikkate alındığında hayatını kaybeden PKK militanlarının sayısı yüzlerle ifade ediliyor. Anadolu Ajansı PKK'nın 390 kayıp verdiğini bildirdi.
En son 10 Ağustos’da İstanbul’un Sultanbeyli semtinde gündüz saatlerinde başlayan çatışmada üç PKK militanı ve bir polis hayatını kaybetti. Aynı gün PKK’nın silahlı mücadelesine destek verdiğini belirten radikal sol örgüt DHKP-C’nin iki kadın militanı ABD’nin İstanbul Konsolosluğu’na silahlı saldırı düzenledi. Militanlardan biri güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmada yaralandı.
“Kanlı Pazartesi” olarak anılan 10 Ağustos’ta ise Silopi’de dört polis PKK tarafından yola döşenen el yapımı patlayıcı nedeniyle hayatını kaybetti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.