İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu 21 Eylül’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Netanyahu Rusya’ya giderken olağandışı, belki de örneği olmayan bir kararla yanında Genelkurmay Başkanı Korgeneral Gadi Eizenkot’la Askeri İstihbarat Başkanı Tümgeneral Herzl Halevi’yi de götürdü.
İsrail başbakanları bu tip görüşmelere genelkurmay başkanlarını sürüklemez. Putin’in İsrailli komutanlarla oturup harita incelemesi, havadan çekilmiş fotoğraflara bakması beklenemez. Başbakan yanına kıdemli askeri sekreterini ve askeri istihbaratın araştırma başkanını almakla yetinebilirdi. Ancak o çıtayı yüksek tuttu ve her şeyi göze alarak milli ordunun komutanını ve istihbarat başkanını da Rusya’ya götürdü.
İsrail’deki yaygın kanıya göre Netanyahu bunu farklı nedenlerle yaptı. Birincisi Yom Kippur arifesinde etkileyici bir görüntü vermek istedi. İsrail’deki güvenlik durumu kötüleşiyor. Kudüs’te yangın var, Gazze’den de yavaş yavaş Kassam ve Grad füzeleri gelmeye başladı. Netanyahu’nun “Rus ayısı” ile önemli bir güvenlik toplantısına gitmesi ve giderken yanında genelkurmay başkanı ve askeri istihbarat şefi gibi kamuoyunda tanınan isimleri sürüklemesi Başbakan’ın cilası dökülmeye başlayan “Bay Güvenlik” imajını toparlamakta faydalı oluyor.
İkinci neden ise Netanyahu’nun Washington’a mesaj vermek istemesi. Rusya’nın Suriye savaşına dâhil olmasıyla Sünniler ile Şiiler arasında bir zamanlar Suriye denen bu topraklarda ve Irak, Lübnan, Yemen gibi başka bölgelerde süren bu savaşa yeni ve beklenmedik bir oyuncu katılmış oluyor. Batı zalimlere karşı bir şey yapmalı mı, ne yapmalı, nasıl yapmalı, diye bocalayıp varoluşsal azaplar çekerken Putin çıkageliyor, Rus postallarını Suriye’ye yerleştiriyor, buradaki varlığını da yüksek perdeden duyuruyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.