İran’ın Avrupa gaz pazarına girme niyetine dair Tahran’dan gelen açıklamalar, yaptırımları kaldırtmaya ve Batı’yla ekonomik ilişkileri yeniden başlatmaya çalışan İran’ın oynadığı siyasi oyunun bir parçası. Ne var ki bu açıklamaların şu ana kadar Avrupalı şirketlerden ziyade Rusya’yı ve Rus hidrokarbon şirketlerini etkilediği görülüyor.
İranlı yetkililer, 1990’ların sonlarından beri Rus gazına bağımlılıklarını azaltmaları için Avrupa ülkelerine yardımcı olmaktan bahsediyor. Uluslararası yaptırımlar, 2006-2015 döneminde İran’ın Avrupa gaz pazarına girmesini engelleyen önemli bir etmen oldu. Yaptırımlara maruz kalmaktan korkan Avrupalı şirketler, İran petrol ve gaz sektörüne yatırım yapmaya cesaret edemedi ve konu görüşmelerden ibaret kaldı.
Ancak Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nın kabulü ve İran’la iş birliğine uygulanan kısıtlamaların kalkmaya başlaması meselenin özünde sadece yaptırımların olmadığını, İran’ın enerji altyapısının da etkili olduğunu ortaya koydu. Bu bağlamda İran doğal gazının orta vadede Avrupa Birliği pazarına ulaşamayacağı anlaşılıyor.
İran dünyanın en büyük doğal gaz rezervlerine sahip ancak bu kaynakları çıkarıp taşımak için yeterli kapasite ve altyapıya sahip değil. Dolayısıyla gaz ihracatı hemen artırılamaz. İran’ın gaz üretimi şu an yılda 251 milyar metreküp civarında ve bunun sadece 6 milyar metreküpü ihraç ediliyor. Bu arada İran, ihracat kapasitesinin iki katı olduğu söylenen ihracat taahhütlerini yerine getirebilmek ve kış aylarında kuzey vilayetlerinin ihtiyacını karşılamak için buna yakın bir gaz miktarını da Türkmenistan’dan almak zorunda.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.