Ana içeriğe atla

Suriye’nin yeniden imarında Rusya-İran rekabeti

Rusya ve İran, Suriye’nin yeniden imar sürecinde hem rakip konumunda hem de iç ekonomik sıkıntıları nedeniyle başka ülkelerin desteğine muhtaç. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Iranian President Hassan Rouhani and his Russian counterpart Vladimir Putin arrive for a news conference following their meeting in Tehran, Iran September 7, 2018. Kirill Kudryavtsev/Pool via REUTERS - RC1D3DE44960
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Tahran’daki görüşmelerinden sonra basın toplantısına gelirken, 7 Eylül 2018 — Kirill Kudryavtsev/Pool via Reuters

Rusya’ya ait bir ucağın 17 Eylül’de Suriye’de düşürülmesi, Moskova’da Rusya’nın Suriye’deki rolüne ilişkin tartışmaları yeniden canlandırdı. Suriye politikasının gözden geçirilmesi tartışılırken ülkedeki Rus varlığı azaltılmalı mı ve İran’a mesafe konulmalı mı gibi sorular gündemde.

Moskova ve Tahran her ne kadar ticari, ekonomik ve kültürel iş birliğini artırmaktan söz etse de ilişkiler büyük ölçüde askeri ve siyasi konularda yoğunlaşıyor. Bu bağlamda gündemin hâkim konusu Suriye’deki savaş. Ayrıca, resmi adı Ortak Kapsamlı Eylem Planı (OKEP) olan İran’ın nükleer programına ilişkin anlaşmanın sürmesini isteyen Rusya, Tahran’a üst düzey diplomatlar göndererek Donald Trump'ın çekilme kararına rağmen İran’ın anlaşmaya bağlı kalmasını sağlamaya çalışıyor.

Rusya-İran ortaklığının “omurgası” olan unsurlar bu ortaklığa “stratejik” sıfatını verecek kadar güçlü mü tartışılır. Ancak ikili ilişkilerin bir dizi küresel ve bölgesel faktörün etkisiyle güçlendiği muhakkak. Bu faktörlerden biri, Rusya-ABD ilişkilerinin iyice kötüleşerek sistematik kriz noktasına gelmesi ve bu arada ABD’nin İran’ı ekonomik olarak boğmaya dönük kararlı adımlar atması. İran’ın yaptırımlara direnme tecrübesi Ruslar tarafından giderek daha yakından inceleniyor.

Yine de Rusya-İran ilişkisi üçüncü tarafların adımlarına bağlı. OKEP konusunda bile İran’ın esas beklentisi, Trump’ın baskısına Rusya’nın değil “Avrupa üçlüsünün” vereceği tepkiyle bağlantılı. İranlı yetkililer, ABD’nin “yatırımcıları ve yabancı şirketleri caydırma” politikasına işaret ederek İran’ın yararına olmayan bir anlaşmada yer almayacaklarını defalarca söylediler. Avrupa’nın İran’la işlemler için özel bir finansal sistem oluşturma planının ne kadar başarılı olacağı henüz belli değil. Rusya İran’ın nükleer meselesini çözmek için önemli diplomatik çabalar sarf etmiş olsa da ekonomik açıdan İran için Avrupalı yatırımcılar kadar cazip bir ülke değil. Hasan Ruhani yönetimi Avrupalı yatırımcıların peşinde.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish