İran, Suudi Arabistan ve ‘Trump değişkeni’
ABD’nin desteğinden emin olamayan Suudi Arabistan, İran’a yumuşama sinyalleri gönderirken, ikili ilişkiler dış rüzgârların etkisiyle dalgalanmaya devam ediyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Suudi devletinin petrol şirketi Aramco’nun tesislerine eylülde yapılan saldırı ve ardından Suudi petrol üretiminin bir süre düşmesi, tüm dünyada manşetlere çıkarken Suudi-İran gerilimi yeniden yükseldi.
Saldırıyı, Yemen’de Şii bir grup olan Husi savaşçılar üstlendi. Bu, dört buçuk yıldır süren Yemen iç savaşında Husilerin en büyük eylemiydi. Husiler daha önce de gelişkin füzeler kullanarak Suudi Arabistan’ı hedef almıştı.
Aramco saldırısının ardından Suudi Arabistan ve ABD hemen İran’ı suçladılar. Kısa sürede yaşanan bir dizi olayla zaten gerilmiş olan Riyad-Tahran ilişkilerinde tansiyon iyice yükseldi. Ancak Suudi Arabistan’dan gerilimi düşürme yönünde gelen mesajlar da çoğalmaya başladı.
Tahran öteden beri uzlaşmaktan yana olduğunu söylüyor. 2015’te imzalanan kritik nükleer anlaşmanın öncesinde bile İran genel olarak bölgede, özel olarak da Suudi Arabistan’la tansiyonu düşürmenin önemini vurguluyordu.