HASEKE, Suriye — Türk güçleri ile muhalif Sünni müttefikleri yedi ay önce kuzeydoğu Suriye’ye girmiş ve Kürt yönetimindeki bu bölgeyi Suriye’nin en güvenli ve istikrarlı köşesi kılan kırılgan dengeyi alt üst etmişti. Yerinden edilen on binlerce sivil hâlen kamplarda ya da okullarda barınıyor, yeni “evlerinin” sefil koşullarında ayakta kalmaya çalışıyor. Aralarında, insan hakları örgütlerinin savaş suçu olarak nitelediği olaylarda yaralanan ve hâlâ iyileşmeye çalışanlar var. İki tarafın propaganda savaşı ise tam gaz devam ediyor.
Muhammed Hamid Muhammed, Türkiye’nin Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) karşı 9 Ekim 2019’da başlattığı harekâtın mağdurlarından biri. Ankara YPG’yi, Türkiye’yi bölmek isteyen “teröristler” olarak görüyor, ABD’den destek alan YPG ise Ankara’ya karşı husumet beslediğini reddediyor.
12 yaşındaki Muhammed, su toplamış, kül rengine bakan sarı yanıkların kapladığı bedeniyle dünya medyasının manşetlerine çıkınca harekâttaki fütursuz güç kullanımının simgesi olmuştu. Benzer yanıkları olan mağdurların çoğalması, askeri operasyonlarda duman çıkarmak veya aydınlatma sağlamak için kullanılan beyaz fosforun Türk güçlerince sivillere karşı kullanıldığı iddialarına yol açtı. Savunma Bakanı Hulusi Akar’a göre iddialar yabancı medyanın yaydığı “yalan haberler” idi. Türkiye elinde hiçbir kimyasal silah bulunmadığını söylüyor.
Yaşadıklarını Al-Monitor’a anlatan Muhammed, Kürtçe Serekaniye olarak bilinen ve şu an Türk kontrolünde olan Rasulayn’daki evinin önünde oynarken aniden patlama sesi duyduğunu ve alevler gördüğünü söylüyor: “Hiçbir şey hissetmedim, ta ki gözlerimi hastanede açana kadar. Yanımda babam duruyordu. Bağırıyordum çünkü vücudumdaki yanıkları hissedebiliyordum. Gazeteciler resmimi çekiyordu. Şiddetli bir acıydı.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.