Ana içeriğe atla

EastMed’in rafa kalkması Türkiye-İsrail ilişkilerinde bir fırsat kapısı mı?

ABD’nin EastMed projesinden desteğini çekmesi ve Türkiye’nin yeni bir gaz aktarım projesi için İsrail ile görüşmeye hazır olduğunu söylemesi, iki ülke arasında normalleşme sürecini teşvik edebilir. 

Israel gas
An Israeli military boat sails past the offshore Leviathan gas platform off the coast of the northern port city of Haifa, on June 24, 2021. — EMMANUEL DUNAND/AFP via Getty Images

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada İsrail gazının Türkiye üzerinden aktarılması için “Oturup şartları konuşuruz” diyerek iki ülke arasında görüşmelere yeşil ışık yaktı. Erdoğan’ın bu sözlerinin nedeni ise ABD’nin Doğu Akdeniz Doğal Gaz Boru Hattı (EastMed) projesinden desteğini çekmesi.

İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasındaki 2 Ocak 2020 tarihli anlaşmaya dayanan proje, İsrail’in sahip olduğu doğal gazın 10 milyar metreküplük kısmının önce Kıbrıs’a, ardından Yunanistan ve İtalya’ya taşınmasını öngörüyordu. ABD’nin projeye desteği, EastMed için yeşil ışık demekti. Bin 900 kilometre uzunluğunda ve 7 milyar avroya mâl olması beklenen proje, Rusya’ya doğal gaz bağımlılığı yüzde 35 düzeyinde olan Avrupa Birliği için bu bağımlılığı azaltmanın bir yolu olarak görülüyordu. AB ve İsrail’in anlaşmadan üç yıl önce yayınladıkları ortak deklarasyonlarda da bu vurgu yer almıştı. Ancak projenin özellikle rotası ve maliyeti ciddi soru işaretlerine neden oluyordu. Nitekim ABD de bu unsurları gözden geçirerek üç nedenle projeden desteğini çekti: Maliyet yüksekliği, çevresel kaygı ve jeopolitik gerilim. 

Washington’a göre projenin kapasitesi dikkate alındığında maliyeti fazlasıyla yüksek. Kıyaslanacak olursa örneğin, Rusya’dan Almanya’ya uzanan 55 milyar metreküp kapasiteli Kuzey Akım II projesinin yaklaşık maliyeti 10-11 milyar dolar. ABD’nin ikinci kaygısı çevre ve iklim. ABD’de yaşanan yönetim değişikliğinin önemli bir sonucu, iklim krizinin öncelikli bir konu hâline gelmesi. Washington, kömüre göre karbon salımı düşük olsa da doğal gaz yerine yenilebilir kaynaklara yatırım yapılmasını tercih ediyor. Tam da bu nedenle denkleme Mısır’ın da dâhil edilerek elektrik aktarım hatlarının kurulmasını salık verdi. Dahası, EastMed’in Türkiye’yi dışladığı düşünüldüğünde ABD örtülü olarak projenin aşırı siyasi bir niteliğe büründüğüne, bunun da gerekli olmadığına kanaat getirmiş görünüyor. 

ABD’nin projeden desteğini çekmesi “Şimdi ne olacak?” sorusunu gündeme getiriyor. İşte bu noktada Türkiye devreye giriyor.  Cumhurbaşkanı Erdoğan projenin mevcut koşullar altında imkânsız olduğunu, İsrail gazının Türkiye üzerinden taşınması senaryosunun daha gerçekçi olduğunu hatırlattı. Erdoğan koşulların da konuşulabileceğini söyledi.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish