Ana içeriğe atla

Savaş yorgunu Musul artan antibiyotik direnciyle boğuşuyor

Altı yıl önce IŞİD’den kurtarılan Musul şimdi sessiz bir düşmanla pençeleşiyor: Uzun savaş yıllarının körüklediği ilaca dirençli enfeksiyonlar.

A medic works at a laboratory at the Nablus hospital, run by Doctors Without Borders (MSF), in Iraq's northern city of Mosul on Dec. 16, 2021.
Irak’ın Musul kentinde Sınır Tanımayan Doktorlar’ın işlettiği Nablus Hastanesi’nin laboratuvarında çalışan bir sağlıkçı, 16 Aralık 2021 — ZAID AL-OBEIDI/AFP via Getty Images

MUSUL, Irak — Musul Genel Hastanesi'nde küçük bir odada oturan Antibiyotik Komisyonu üyesi İmad Ahmed, birimi tarafından hazırlanan son antibiyogramın sonuçlarını incelerken iç çekiyor.

Ahmed, hastanenin laboratuvarlarından gelen aylık verilerin işlendiği tabloya işaret ederek, “Bu, sessiz bir tsunami” diyor. “Umut bağladığımız birkaç ilacı da yavaş yavaş kaybediyoruz. Bakın burada haziranda test ettiğimiz örneklerin yüzde 90’ında Ceftriaxone’un işe yaramadığını görüyoruz. Bugüne kadar en etkili antibiyotiklerden biri olan Meropenem’e bile direnç geliştiğini görüyoruz.”

Ceftriaxone ve Meropenem, menenjit ve zatürre dâhil çeşitli bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılan iki antibiyotik. Ancak Irak hastanelerinde kullanılan pek çok antibiyotik gibi bu ilaçlar da giderek tedavi edici etkisini kaybediyor çünkü hedef aldıkları bakteriler onlara karşı direnç geliştiriyor.

Antibiyotik direnci, bakterilerin, onları yok etmek için tasarlanan antibiyotiklerden daha az etkilenmesiyle oluşuyor. Direnç normalde zaman içinde doğal olarak gelişir. Ancak ilaçların doğru reçete edilmemesi veya yanlış kullanılması bu süreci hızlandırır. Neticede bakterilerin maruz kaldığı antibiyotik düzeyi onları öldürmeye yetmezken intibak etmelerine imkân verir. 

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish