İstanbul’da yaklaşık 40 yıldır yaşıyorum. Şehrimi hiçbir vakit 31 Mayıs-1 Haziran 2013’te yaşadığım gibi yaşamamıştım ve böyle yaşayacağım da aklıma hiç gelmemişti.
Bu satırları bir “devrimci durumlar” ve “olağanüstü günler” emektarı olarak yazıyorum. Hangi birini hatırlatayım? 1989 Kasım ayında Berlin Duvarı’nın yıkıldığı günü Doğu Berlin’de yakalamış ve günlerce o tarihi günleri yaşamış, hemen ardından Prag’a koşup Kadife Devrimi günlerini gün be gün Çekoslovakya’nın göz kamaştırıcı güzel şehrinde geçirmiş, 1987 ve 1988’te Filistin İntifadası’na Kudüs, Batı Şeria ve Gazze’nin tüm şehirlerinde tanıklık etmiş, 1991’de Yeltsin’in Beyaz Ev önünde tankın üzerine çıktığı, askeri darbenin yenilgiye uğrayıp Gorbaçov’un başkente döndüğü ama Sovyetler Birliği’nin birdenbire dağıldığı 1991 Ağustos’unun o unutulmaz saatlerinde ve günlerinde Moskova’da bulunmuş, Suriye’nin Lübnan’dan çekildiği tarihi haftayı 2005 Mart ayında Beyrut’ta izlemiş biriyim.
Bu tanıklıklarımın iki mislini de ekleyebilirim bu paragrafa. İstanbul 31 Mayıs-1 Haziran 2013’ü bu listeye dâhil etsem, hangi kategorinin içine sokabilirim? Bu saydıklarımın tümü arasında en çok Prag’ın Kadife Devrimi’ni hatırlattı bana İstanbul’da 31 Mayıs-1 Haziran.
İstanbul hakkında bir fikri olanlar açısından söyleyeyim. İstanbul’un merkezi sayılan Avrupa yakasındaki Taksim Meydanı’na ulaşan birçok noktayı dolaştım; Maçka üzerinden geldim, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin tarihi mimarlık okulu Taşkışla’nın önünden ilerleyip, olayların simge noktası Taksim Gezi Parkı’na yaklaştım. Sonra döndüm, aşağıya denize doğru inip, Gümüşsuyu üzerinden Meydan’a doğru yol aldım. Bir kez daha aşağı, Dolmabahçe’ye doğru indim, sahil yolu boyunca Tophane’ye kadar gidip, ünlü ve dimdik İtalyan Yokuşu’ndan çıktım, Cihangir’e ulaştım. Cihangir, 31 Mayıs’ı 1 Haziran bağlayan gece boyunca, sabaha kadar kitlesel direnişin en yoğun olduğu semtlerin başındaydı. Türkiye’nin en ünlü sinema ve dizi sanatçıları, yazarlar ve bohemlerinin semti. Cihangir’den tekrar Tophane’ye inip, Cihangir’e V çizecek şekilde vadiyi yine tırmanıp Galatasaray’a çıktım. Galatasaray’dan ver elini İstiklal Caddesi. Günlerdir eylemcilerin eline geçmiş olan Osmanlı yüzyıllarının ünlü Pera’sı. Bu sözünü ettiğim alan hayli geniş bir alan. İstanbul gibi iki kıtaya yayılmış şehir için bile hayli geniş bir alan, dünyanın herhangi bir şehrinde bu alan, neredeyse o şehrin tümüne yakın bir yer kaplayabilir.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.