Türkiye ekonomisini küresel gelişmeler nedeniyle, diğer gelişmekte olan ülkeler gibi, zor günlerin beklediği zaten biliniyordu. Ancak, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Gezi olayları nedeniyle gösterdiği sert tepki, özel sektöre gösterdiği sert tavrın dozunu giderek artırması bu zorluğu iyice artırıyor.
Bu nedenle, şimdiye kadar ekonomiyi başarılı yönettiği elde edilen sonuçlarla ispatlanmış olan ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın işi, artık eskisinden çok daha zor olacak.
Başbakanın oluşan protestolar için bankalar başta olmak üzere “faiz lobisi” adı altında bazı şirket, işadamları ve yabancıları suçlaması zaten ekonomide moralleri bozmuş, yönetimi zorlaştırmıştı. Son olarak Gezi olayları sırasında, sahip oldukları Divan Oteli’ne polisin sert müdahalesinden kaçan protestocuları aldıkları için Başbakanın tepkisine neden olan, Türkiye’nin en büyük özel sektör kuruluşu olan Koç Grubuna karşı polis nezaretinde vergi soruşturması başlatılması, “cezalandırma” olarak algılandı. Kamuoyunda ve iş âleminde bu cezalandırma yöntemi, hem piyasa ekonomisinin işleyişi hem de siyasetin iyice sertleşmesi açısından ciddi eleştiri konusu oluyor.
Babacan’ın son dönemde, ses çıkarmadan bu gelişmeleri izlediği görülürken, böyle bir ortamın ekonomi yönetimindeki inisiyatifini zayıflattığı ortada.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.