Büyük bir ABD gazetesinin tanınmış İsrail temsilcisi, barış sürecinde İsrail’in adım atmasını sağlayacak yöntemi bilmekle övünürdü. Birinci intifadanın patlamasından hemen sonra sohbet ettiğim bu gazeteci, “görünmez eller” kullanarak İsrail’in canını acıtmak gerektiğini söylemişti. İsrail, acıyı hissetmeli ama acının kaynağını tespit edememeli ya da tespit etse bile bu kaynağı ifşa edemeyecek durumda olmalı.
Obama yönetiminin son birkaç haftada yürüttüğü çalışmalara bakılırsa, Amerikalıların bu fikirden faydalandığı anlaşılıyor. Geçen hafta Kongre’de onay duruşması yapılan ABD’nin yeni BM büyükelçisi Samantha Power, yıllar önce sarf ettiği bazı sözleri oturum sırasında geri aldı. Power, 2002’de dile getirdiği bir görüşünde, zengin Amerikalı Yahudileri öfkelendirmek pahasına, İsrail ve Filistinlilere askeri yöntemler kullanarak bir barış anlaşmasının dayatılması gerektiğini söylemişti. Bu sözlerinden bütünüyle çark eden Power, şöyle konuştu: “Aslında hiç cevaplamam gereken farazi bir soruya uzun, afaki ve açıkça saçma sapan bir yanıt vermiştim.”
Sefirenin sözlerini geri alması, sırf kendi paçasını kurtarma çabası değildir. Bu tutum, aynı zamanda Obama-Kerry ikilisinin hiçbir baskı izi bırakmadan İsrail’i ikna etme çabalarının yansımasıdır. Bu yaklaşım, ABD eski dışişleri bakanı James Baker’ın 20 yıl önce Madrid Barış Görüşmeleri’ne giden süreçte ortaya koyduğu yaklaşımı yakından çağrıştırmaktadır. İsrail’in tutumunun değişmesi için ne gibi yollara başvurulacağı sorulduğuna Baker, baskı kurma seçeneğini reddetmiş, İsrail’i Araplarla barışmaya zorlamayacaklarını ifade etmişti. Baker, bunun yerine İsrail’i “karşılıklı konuşarak, tatlı sözle ve rica ederek ikna etmeye” çalışacağını belirtmişti.
Geçmiş tecrübelerden ders alan John Kerry, tüm görüşmelerini kapalı kapılar ardında yapmayı tercih etti. Süreçte sağlanan “mini ilerlemeyi” Amman’da açıklayan Kerry, detayların şu aşamada kamuoyuyla paylaşılmayacağını belirtti. Kerry, kamuoyuna herhangi bir bilgi yansısa bile, mutabık kalınan hususlarda hem İsrail hem Filistin’in açıklama yapmakla yetkilendirdiği tek kişinin kendisi olduğuna dikkat çekti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.