Tahrir’e henüz ‘darbe’ haberi ulaşmamıştı ama meydanı tıklım tıklım dolduran muhalifler dünyayı darbeye ‘darbe’ diyenler ve ‘demeyenler’ şeklinde bölen o anı beklemeden kutlamaya çoktan başlamıştı. Bir genç “Neredensin” diye sordu. “Türkiye’den” deyince kalabalığa “Türkiye Türkiye” diye slogan attırdı. Bu ilginç Türkiye tezahüratıyla darbe ilanından sonra da karşılaştım. Türkiye’nin aksine Katar, Tahrir’in hedefindeydi. Türkiye’deki gibi AKP-İhvan özdeşliği en azından Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun darbeye karşı yürüttüğü diplomasi çabaları Kahire’de faş oluncaya kadar kurulmamıştı. Ne de olsa Başbakan Tayyip Erdoğan, İhvan’a laiklik telkin etmişti. Tahrir’dekilerin karın ağrılarından biri de Muhammed Mursi’nin İslamcı gündemiydi. Tabi bir de insanlar az çok bir ülke ile onun hükümeti arasında fark gözetebiliyorlar.
Nasır City’nin kahramanı: Erdoğan
AKP-İhvan özdeşliğini kuranlar ise Kahire’nin Nasır City bölgesindeki Rabia el Adaviyye Camii’nin önünde protesto eylemlerini sürdüren Mursi taraftarlarıydı. Tahrir’de kimse Erdoğan deyip zafer işareti yapmazken Rabia el Adaviyye’de Türkiyeli olduğumuzu öğrenince başparmağıyla ‘tamamdır ahbap’ havasında ‘Erdoğan Erdoğan’ tezahüratı doğaçlama geliyordu. Hatta platformdan halka seslenenler, Mursi’ye desteğinden dolayı Erdoğan’a teşekkür ediyor, kalabalık da buna alkış tutuyordu. İhvan’ın direnişine duyarlı olan 9 televizyon kanalının isminin yazıldığı afişte TRT’nin Arapça kanalı ‘Türkiye’ de vardı.
Rabia el Adaviyye’deki kitlenin Türkiye bağı İslamcı damarlar üzerinden gelişirken Mısır’ın geri kanalında asıl etkileşim alanının ‘Muhanned’ (Kıvanç Tatlıtuğ) gibi fenomene dönüşen Türk dizilerindeki karakterler olduğu bir gerçek. Bu diziler hükümetlerin tutumlarından bağımsız olarak Türkiye’ye karşı inanılmaz bir ilgi uyandırdı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.