Ana içeriğe atla

Umut ve kaygı arasında: AB’de gözler, Türkiye’nin demokratikleşme paketinde

Brüksel’deki kilit merkezlerde, Başbakan Erdoğan’ın ‘özlü’ bir demokrasi paketi açıklayıp açıklamayacağı konusunda büyük soru işaretleri egemen.

Turkish Prime Minister Tayyip Erdogan gestures during the Istanbul Conference of the Ministry For EU Affairs in Istanbul June 7, 2013. Turkey must investigate whether police used excessive force in a crackdown on days of anti-government demonstrations and hold those responsible to account, European Union enlargement commissioner Stefan Fuele said on Friday. REUTERS/Osman Orsal (TURKEY - Tags: CIVIL UNREST POLITICS) - RTX10F76

‘Türkiye yol ayrımında’ ifadesi yıllarca öyle yerleşiklik kazandı ki, artık bir klişe. Ama Batı’da Türkiye’nin heyecan – ve kaygı – verici serüvenini izleyenler açısından bu ‘müzmin’ hal geçerliliğini koruyor. Bir yandan da, Fransızcadan gelme ifadeyle, ‘fatigue’ (bezginlik) haliyle bütünleşiyor.

Bu hafta içinde Brüksel’de AB çevreleriyle ve diplomatik kaynaklarla yaptığım, tümü de sürecin hassasiyeti nedeniyle çoğu ‘kayıt dışı’ sohbetlerin ortaya koyduğu genel algı hali böyle.

AB karar merkezlerinde, Türkiye’nin üyelik müzakereleri sürecinde bulanık havayı dağıtmak amacıyla süren çalışmalar ilk kritik eşik ardından bir nebze rahatlamış durumda. Ateşi canlandırmak için açılması beklenen 22. Müzakere başlığının önünde, Merkel’in partisi CDU’nun tek başına iktidar olamayacağının kesinlik kazanmasıyla hiçbir engel kalmadı.

‘CDU tek başına muzaffer çıksaydı, AB-Ankara ilişkileri iyice sıkıntıya girerdi’ dedi bir Alman siyasetçi. ‘Koalisyon olacaktır ve Almanya ‘pacta sunt servanda’ya (ahde vefa) bağlı bir ülke olarak başlığın açılmasına engel olmayacaktır.’

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish