‘Türkiye yol ayrımında’ ifadesi yıllarca öyle yerleşiklik kazandı ki, artık bir klişe. Ama Batı’da Türkiye’nin heyecan – ve kaygı – verici serüvenini izleyenler açısından bu ‘müzmin’ hal geçerliliğini koruyor. Bir yandan da, Fransızcadan gelme ifadeyle, ‘fatigue’ (bezginlik) haliyle bütünleşiyor.
Bu hafta içinde Brüksel’de AB çevreleriyle ve diplomatik kaynaklarla yaptığım, tümü de sürecin hassasiyeti nedeniyle çoğu ‘kayıt dışı’ sohbetlerin ortaya koyduğu genel algı hali böyle.
AB karar merkezlerinde, Türkiye’nin üyelik müzakereleri sürecinde bulanık havayı dağıtmak amacıyla süren çalışmalar ilk kritik eşik ardından bir nebze rahatlamış durumda. Ateşi canlandırmak için açılması beklenen 22. Müzakere başlığının önünde, Merkel’in partisi CDU’nun tek başına iktidar olamayacağının kesinlik kazanmasıyla hiçbir engel kalmadı.
‘CDU tek başına muzaffer çıksaydı, AB-Ankara ilişkileri iyice sıkıntıya girerdi’ dedi bir Alman siyasetçi. ‘Koalisyon olacaktır ve Almanya ‘pacta sunt servanda’ya (ahde vefa) bağlı bir ülke olarak başlığın açılmasına engel olmayacaktır.’
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.