Ana içeriğe atla

Türkiye'nin Kürtlerle barışı kritik bir yol ayrımında

Turkey's Energy Minister Taner Yildiz addresses the audience during a ceremony in Famagusta April 26, 2012. Turkish Cypriot leader Dervis Eroglu and Yildiz attended the ceremony marking the start of joint gas and oil exploration works in northern Cyprus between Turkey's state-owned energy company TPAO and the Turkish-Cypriot administration. REUTERS/Umit Bektas (CYPRUS - Tags: POLITICS ENERGY BUSINESS) - RTR318P5

21 Mart günü, Nevruz’u kutlamak için Diyarbakır meydanına toplanan Kürtlere İmralı adasında ömür boyu hapis cezasını çekmekte olan PKK lideri Abdullah Öcalan’ın mesajının okunmasıyla başladı her şey. Bu mesajında Öcalan silahlı mücadele döneminin bittiğini söylüyor ve PKK militanlarını Türkiye sınırları dışına çıkmaya çağırıyordu.

Beklendiği gibi PKK bu çağrıya uydu ve bir süre sonra sınır dışına çekilme süreci başladı. Ancak kısa bir süre sonra hem hükumet tarafının ve hem de PKK’nın karşılıklı olarak güvensizlik ifade eden  ve karşı tarafı süreci baltalamakla suçlayan açıklamaları kamuoyuna yansımaya başladı.

PKK’nın önde gelen isimlerinden Murat Karayılan Temmuz ayında yaptığı bir açıklamada hükumeti fırsatçılıkla suçluyordu. Karayılan’a göre Öcalan süreci başlattığı halde cezaevinde tecrit altında tutuluyordu, PKK’yı silah bırakmaya davet eden hükumet, silahsız Kürt politikacılarını cezaevinde tutuyordu.

Başbakan Erdoğan da Ağustos ayında yaptığı açıklamada PKK’nın çekilme konusunda çok yavaş davrandığını, henüz ancak silahlı gücünün yüzde 20’sini sınır dışına çekildiğini ifade ediyordu.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish