Ana içeriğe atla

The Al-Monitor Debate on Gulf Cities

Al-Monitor’da Körfez şehirleri üzerine yapılan fikir tartışması, yankı buldu. İsrail’in Filistinlilerce bir Yahudi devleti olarak tanınıp tanınmaması konusunda görüşler ayrışıyor. Kaçırılan Suriyeli papazlar için umut doğuyor.

A general view of Dubai's cityscape September 25, 2013. A stampede by competing apartment buyers in Dubai this week may have obscured signs that Dubai's latest real estate boom is more restrained than the last one, which pushed the government close to default.  REUTERS/Ahmed Jadallah (UNITED ARAB EMIRATES - Tags: REAL ESTATE BUSINESS CITYSCAPE) - RTX145A9

 

Körfez şehirleri

Al-Monitor’da Körfez şehirleri üzerine yürütülen fikir tartışması, bölgede büyük yankı uyandırdı ve geçtiğimiz hafta Wall Street Journal gazetesine de konu oldu. Yazarlarımız, Arap Baharı olarak anılan gelişmelerle birlikte Dubai ve Doha gibi Körfez şehirlerinin Arap kültür merkezleri olarak Kahire, Şam, Bağdat ve Beyrut’un yerini alıp almadığını irdelemişti.

Tartışmayı başlatan Sultan Al-Qassemi, Al-Monitor için yazdığı makalesinde şöyle demişti: “Yetersiz yatırımlar ve iç savaşlar Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz'deki tarihi Arap şehirlerini yıllarca kötü altyapılara, köhnemiş yollara, çağ dışı akademik müfredatlara ve eğitim yöntemlerine mahkûm etti. Lakin geleneksel Arap şehirleri şu an dipte olsalar da hâlâ oyun dışı değiller. 20. yüzyıl boyunca Arap zihinlerine yön veren bu şehirler  kültürel, insani ve doğal kaynaklar açısından da zengindir. Ne var ki, şansları dönmeye başlayıp eski konumlarını kazanmak istediklerinde karşılarında Arap dünyasının değişen çehresini bulacaklar. Görkemli Körfez şehirleriyle değişen bu çehrenin artık sadece bölgesel olarak değil, evrensel olarak da yakalanması zor standartları var.”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish