KAHİRE — Ağustosun son haftasında, 25 Ocak devriminden bu yana İslamcı militanların faal olduğu Sina Yarımadası’nın kuzeyindeki köylerde geceledim. Zifiri karanlık bir gecede bir aşiret ağasıyla birlikte etrafta dolaştık. Adam, arka yolları kullanıp aracı yavaş yavaş sürüyor ve farları kapalı tutuyordu. Askeri kontrol noktaları tarafından görüldüğü takdirde sonuçların ne olacağını belli ki çok iyi biliyordu.
Mukata köyüne geldiğimizde "Bu, Ebu Münir’in camisi, El Tevhid Val-Cihad’ın denetiminde.” dedi. Camiyi daha önce görmüş, camiyi kontrol eden cihatçı imam ve komutan Şeyh Ebu Münir’in hikâyelerini dinlemiştim.
Aşiret mensubu, camiyi kontrol eden grubun Ensar Beyt El Makdis (Kudüs’ün Yandaşları), Meclis Şura El Mücahidin (Mücahit Şura Konseyi) ve El Selefiyye El Cihadiyye (Selefi Cihatçı Grup) örgütleri kadar güçlü olmadığını, ama yine de halk arasında “yaygın korku saldığını” anlattı. Sonra da şöyle devam etti: “Bunlar ayrı gruplar olsa da aralarında eşgüdüm var. Zaman zaman ortak eylemler yapıyorlar ve şöyle ya da böyle El Kaide’yle bağlantıları var. (…) Sina Yarımadası’nda farklı gruplarda faaliyet gösteren yaklaşık bin El Kaide savaşçısı var. Birçoğu yabancı.” Aynı kişi, Sina Yarımadası’nda Filistinlilerin, Yemenlilerin ve Libyalıların faal olduğunu bana daha 2012’nin ortalarında anlatmıştı.
Devamında “Savaşçılar, El Beyt El Makdis üyelerinin cenazesine açık açık katıldılar. Aralarında beyaz tenli, adeta sarışın adamlar dikkat çekiyordu.” diye ekledi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.