Altı küresel güçle İran’ın 24 Kasım’da üzerine anlaştığı “ortak eylem planı” bölgedeki diplomasi ve gerçekçilik eğilimine kısa sürede hızlandırıcı bir etki yapmaya başladı.
İran’la müzakerelere direnç gösteren ve hatta zaman zaman açıkça karşı çıkan Körfez ülkelerinde hava değişmeye başladı bile. Ali Hashem’in Al-Monitor’da bildirdiği gibi, BAE Dışişleri Bakanı Abdullah Bin Zayed El Nahyan bu hafta içinde Tahran’ı ziyaret etti ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif’le görüştü. Bahreyn Krallığı ise Zarif’i, Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü’nün 6-8 Aralık’ta düzenleyeceği Manama Diyalogu Bölgesel Güvenlik Zirvesi’ne davet etti.
Belki de en önemli tavır değişikliği Suudi Arabistan’dan geldi. Krallık, 25 Kasım tarihli açıklamasında ortak eylem planını olumlu karşıladığını şu ifadelerle belirtti: “Suudi Arabistan, bu mutabakatı Ortadoğu’yla Körfez bölgesinin nükleer silahlar dâhil tüm kitlesel imha silahlarından arındırılmasına hizmet etmesi kaydıyla, İran’ın nükleer meselesini kapsamlı çözüme bağlama yönünde atılmış bir ilk adım olarak görmektedir.”
İsrail’e gelince, kamuoyundaki kuşkular ve Başbakan Benjamin Netanyahu’nun telaş dolu açıklamalarına rağmen, ulusal güvenlik liderleri şunun farkındalar ki İran’la anlaşmanın avantajları da olacak ve İran’ı müzakereye zorlayan uluslararası koalisyonla zıt düşmek İsrail’e bir şey kazandırmayacak.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.