Tarih 17 Aralık, Kudüs'teki Başbakanlık binasının yanındaki boş alan hâlâ göz kamaştıran bir kar örtüsüyle kaplıydı. Otobüsten indiler ve iki sıra hâlinde sessizce yürüdüler. Bazıları İngilizce "Özgürlük" ve "Hapishaneye Son" gibi sloganlar yazılı dövizler taşıyordu. Bu manzara, gerçeküstü görüntünün etkisini daha da artırıyordu. Dizi dizi siyahi adamlar, kimisi gözünden yaşlar süzülerek "Biz insanız!" diye sloganlar atarak yürüyordu.
İsraillilerin çoğu ve medya onlardan hâlâ "kaçak sızanlar" diye bahsediyor. Daha merhametli olanlar ise "yasadışı ikamet edenler" demeyi tercih ediyor. İnsan hakları örgütleri ise anavatanları harap olan ve çoğu zaman bir ölüm tarlasını andıran bu insanları sığınmacı olarak değerlendiriyor ve onlara mülteci statüsü verilmesini talep ediyor.
Göstericiler, Yüksek Mahkeme’nin sığınmacıların üç yıla kadar cezaevinde tutulmasına olanak veren yasayı iptal etmesinin ardından güneydeki Negev bölgesinde kurulu Holot "açık gözaltı merkezinden" ayrılalı iki gün olmuştu. Bu tesiste konuk edilenlerin, günde üç kere yetkililerin önüne çıkıp sayım vermesi gerekiyor. Geceleri kapılar üzerlerine kilitleniyor. Pek çoğunun daha önce hiç görmediği Kudüs'e yaptıkları yürüyüş de çölün ortasındaki bu merkezden başladı. Kudüs'e geldiklerinde devlet kurumlarının karşısına çıkıp kendilerine özgürlüğün kapılarının açılmasını talep edebilmeyi ummuşlardı.
Göstericilerin Knesset kapılarına kadar olağanüstü bir intizamla sürdürdükleri yürüyüş ve burada dondurucu soğuktaki uzun bekleyişlerinin ardından yetkililer, tutuklamanın yapılamayacağı 48 saatlik sürenin dolduğuna kanaat getirdi. 307 Afrikalı, aşırı güç kullanımıyla kısa sürede otobüslere ve polis minibüslerine dolduruldu. Bazıları geceyi Holot'ta geçirirken, bazıları Saharonim Cezaevi'ne götürüldü.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.