Bütün gözler Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 28 Ocak'ta başlayan iki günlük İran ziyaretine çevrildi. Ziyaret, kimi konularda yaşanan anlaşmazlıklara karşın ikili ilişkileri ve ekonomik iş birliğini geliştirmeyi amaçlıyor.
İlk olarak Suriye konusunda anlaşmazlık yaşayan iki ülke kayıtsız şartsız zıt tarafları destekliyor ve Devlet Başkanı Beşar Esad'ın akıbeti konusunda tamamen farklı pozisyonlar benimsiyor. Ankara, Esad ve rejimin devrilmesini umarken, Tahran hem Esad'ın hem de rejimin varılacak her çözümde ayakta kalması için çalışıyor.
Ankara İran'ın Cenevre-2 görüşmelerine katılımını görünürde destekliyor, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da bunu farklı vesilelerle dile getirdi. Ne var ki, diplomatlar diğer aktörlerin İran'ın katılımına şiddetle karşı çıkacaklarını bildiğinden Davutoğlu'nun böyle bir tutum almasının kolay olduğuna işaret ediyor, yani Ankara'nın samimiyetine şüpheyle yaklaşıyor. Dolayısıyla Davutoğlu'nun İran'a verdiği Cenevre-2 desteği Suriye'den ziyade, Ankara'nın Tahran'la başta ekonomi ve ticaret alanında iyi ilişkiler kurma isteğinden kaynaklanıyor.
NATO'nun füze kalkanı sisteminin İran'dan yönelen tehlikeye karşı Türkiye'ye konuşlandırılan radarı da iki ülke arasındaki bir diğer anlaşmazlık konusu. Zira Türkiye'nin sistemin İran'ı hedef almadığı savı Tahran'da kabul görmüyor. NATO yetkililerinin konuya ilişkin bu görüşle çelişen açıklamaları düşünüldüğünde, bu sav esasında hiç bir yerde kabul görmüyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.