Ana içeriğe atla

Irak’ın "demokrasi" krizi

Geçen on yıl içinde Irak'ta pek çok kişi "demokrasi" kavramını hor görür hâle geldi. Bunun sebebi, ülkenin sınırlı demokrasi tecrübesi ve gerçek, uzlaşmacı bir demokrasinin inşa edilememesi.

Iraq's Prime Minister Nuri al-Maliki waits to take an oath at the house of parliament in Baghdad December 21, 2010. Iraq's parliament approved Nuri al-Maliki as prime minister on Tuesday, giving the Shi'ite leader a second term as Iraq tries to cement fragile security gains and build its fledging democracy.  REUTERS/Saad Shalash (IRAQ - Tags: POLITICS IMAGES OF THE DAY) - RTXVXLT

2003'te demokrasi, Iraklılara Saddam Hüseyin'in diktatörlüğünden miras kalan kriz ve yıkımların sihirli bir çözümü gibi görünmüştü. Iraklılar  fikirlerini özgürce ifade etmeye koyulmuş, hatta kimi zaman bunu taşkınlık ölçüsüne vardırmıştı. 2013'e gelindiğinde ise bakış açıları değişti ve yeni fikirler ortaya çıktı.  Artık pek çok kişi, demokrasinin kimi durumlarda güvenlik uğruna terk edilmesi gerektiğine inanıyor.

Son Anbar krizi ve Irak'taki siyasi mücadelenin silahlı çatışmaya dönüşmesiyle, demokrasinin iç husumetlerin çözümünde etkili bir araç olup olmadığı sorusu yeniden gündeme taşındı.

Gerçekten de Anbar'da yaşanan son gelişmelerde iç diyaloğa dair hiçbir emare yoktu. Durumun hem aşiretler hem de Irak hükümeti cephesinde tırmanmasından, silahların konuşmasından bahsetmeye gerek bile yok. Bu da silahlı çatışmaların sorunlara kalıcı bir çözüm getirmeyeceğine işaret ediyor.

Irak siyasetinde demokratik temayüle karşı gösterilen ve son yıllarda kamuoyuna da yansıyan ciddi tepkiler, Iraklıların demokrasinin sadece seçim gibi bazı unsurlarını benimseyip demokratik yaşama hiçbir zaman tam anlamıyla katılmamış olmasıyla açıklanabilir.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish