Zaman zaman Osman Baydemir ve Altan Tan gibi, Kürt hareketinin önemli figürleri Ermeni soykırımını sorgulayan, Ermenilere kucak açan açıklama ve jestlerde bulunsalar bile, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın geçen yıl sarf ettiği bazı sözler, Kürtlerin Ermeni meselesine nasıl baktıklarına ilişkin soru işaretleri yaratmıştı.
Öcalan basına yansıyan bir beyanında “Türkiye'de 3 koldan paralel devlet çalışması var. Bu ilişkileri sabote edilmeye başladı. Sıradan lobiler değil. ABD’de Yahudi, Ermeni ve Rum lobileri stratejik ve taktik müdahale ediyorlar. Her 3’ü de Anadolu çıkışlıdır”(1) demişti.
Bu sözler Türkiye'de yaşayan Ermeniler ve Gayrimüslimler arasında rahatsızlık yaratsa da, büyük bir tartışmaya yol açmadı, büyük oranda sessizce geçiştirildi.
Ancak, 9 Ocak 2013’te Pariste 3 Kürt kadının uğradığı kanlı suikastın ardından, KCK (Kürdistan Topluluklar Birliği) yöneticilerinden Bese Hozat’ın, Öcalan’ın sözlerini daha da sert bir tonla tekrarlaması büyük bir tepkiye yol açtı. Hozat kendisiyle yapılan bir söyleşide “Türkiye'de resmi devletin dışında bir de oluşan paralel devletler vardır. Mesela F. Gülen cemaati paralel bir devlettir. İsrail lobisi, yine milliyetçi Ermeni ve Rum lobileri paralel birer devlettir. Paralel devletlerin birbirleriyle ortaklaştığı ciddi bir çıkar ilişkisi vardır” demesi Türkiye'de gayrimüslimler ve özellikle de Ermeniler arasında büyük tepki yarattı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.