Rusya’nın Kırım'ı ilhak yolunda ilerlemesi, ABD ile Batılı devletlerin de buna yaptırım ve başka adımlarla karşılık vermesi geniş çaplı bir küresel zıtlaşma riskini artırıyor. Batı ile Rusya’nın karşı karşıya gelmesi, aradaki devasa ekonomik eşitsizlik nedeniyle Soğuk Savaş döneminden oldukça farklı gelişir. Yine de tablonun Soğuk Savaş'ı andıran kimi yönleri olabilir. Orta Doğu'da sonuçları öngörülemeyen bir güç mücadelesi bunlardan biri.
Büyük bir jeopolitik kriz ve Batı yaptırımlarının söz konusu olmadığı 2013’te yüzde 1,3’lük bir ekonomik büyüme kaydeden Rusya'nın mali kaynakları zorlanacak ve seçenekleri daralacaktır. Yine de Merkez Bankası’nın hâlen yarım trilyon dolara yakın rezervi var. Bu sayede Moskova ekonomik gerilemeyi bir süre idare edebilir. Mevcut enerji fiyatlarıyla bu süre iki ya da üç yıl olabilir. Petrol ve gaz gelirleri, Rusya Federasyonu'nun bütçe gelirlerinin yaklaşık yüzde 50’sini oluşturuyor ve ağırlıkla petrolden sağlanıyor.
Batı’yla Rusya arasında gerilim tırmanırsa Rus hükümeti öncelikle ekonomiyi fonlayarak siyasi desteğini korumaya ve ek gelir kaynakları bulmaya çalışacaktır. Taze para bilhassa önem kazanır. Nitekim bir Rus gazetesi, Kırım’ı ilhak etmenin maliyetini gelecek üç yıl için 20 milyar dolar olarak hesaplıyor.
Öte yandan Rus yöneticiler, ABD ve AB’ye ekonomik yaptırımlarla misilleme yapmanın işe yaramayacağını bilecek kadar pragmatiktir. Zira Rus ekonomisi, bir tek ABD ekonomisinin bile ancak sekizde biri kadar ediyor. Bu nedenle Moskova, Amerika ve Avrupa'ya karşı asimetrik baskı araçlarına yönelir. Rusya için işin asıl zor kısmı, bu tür taktiksel girişimleri, bölgesel nüfuzunu artıracak şekilde tutarlı bir strateji içinde birleştirmek olur.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.