Önce iyi haberle başlayalım. El Fetih ile Hamas’ı, Filistin Yönetimi ile İsmail Haniye hükümetini, Batı Şeria ile Gazze Şeridi’ni uzlaştıran ve İsrail’le ABD dâhil uluslararası toplumu şaşırtan mutabakat, İsrail-Filistin müzakerelerinde son tarih olan 29 Nisan’ın kolay atlatılması ve bocalayarak da olsa bir sonraki aşamaya geçilmesi için tüm tarafların işine geliyor.
29 Nisan’da müzakerelere tanınan ilk dokuz aylık süre sona eriyor. Beklendiği gibi, bu gebelik sürecinden sağlıklı, güleç bir bebek çıkmadı. Ufukta iki inatçı tarafın birbirini suçlama oyununun devamı görünüyor. En büyük korku, anlaşmaya varılamaması hâlinde olayın tümüyle sona ermesi ve Filistinlilerin Birleşmiş Milletler kampanyasına girişip süreci geri dönülmez bir şekilde bitirmesiydi. Bu kaygılar, en azından şimdilik ortadan kalkmış oldu.
Yaptığı bu ciddi taktik hatayı telafi etmek için çaresizce çabalayan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, uzlaşının duyurulmasından hemen sonra 29 Nisan’ın katı bir mühlet olmadığını ve müzakerelerin bu tarihten sonra da sürebileceğini söyledi. Kudüs’te yapılan ihtiyati değerlendirmeye göre olacak olan da aynen budur. Ancak bu bölgedeki ihtiyati değerlendirmeler, olduğu gibi çöpe gidebiliyor. Uyarılmadık demeyin.
Filistinlilerin hamlesi, istihbarat servisleri dâhil İsrail’i hazırlıksız yakaladı. 24 Nisan’da yapılan güvenlik kabinesi toplantısında Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman, öfkesini açıkça belli ederek istihbarat birimlerinin Hamas’la El Fetih’in bir mutabakata gittiğini nasıl olur da önceden bildirmediğini sorguladı. Maliye Bakanı Yair Lapid ile İsrail’in baş müzakerecisi Adalet Bakanı Tzipi Livni de aynı soruyu sordu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.