Türkiye ile kredi derecelendirme kuruluşları arasında çok uzun zamandan beri öğretmen-öğrenci ilişkisine benzer not çekişmesi yaşanıyor. Kredi notu yükseltildiğinde dahi, Hükümet üyeleri “Bizim yerimiz daha yukarısı” diye tepki gösteriyor.
Özellikle Moody’s ile Türkiye arasında 22 yıldır büyük çekişme yaşanıyor. Türkiye’de Hükümet ve basın Moody’s’den söz ederken “sıfırcı hoca” lakabını kullanıyor. Son olarak geçen hafta Moody’s’in Türkiye görünümünü “durağan”dan “negatif”e çevirmesi küçük bir kıyametin kopmasına neden oldu. Bakanlar ve bürokratlar Moody’s’i eleştiri bombardımanına tuttu.
Peki, Türkiye kredi derecelendirme kuruluşları konusunda ve özellikle Moody’s’le ilgili olarak neden bu kadar hassas? Verilen notlara ve olumsuz değerlendirmelere neden sert tepki gösteriliyor?
Önce Türkiye’nin karnesindeki son duruma bakalım:
Yirmi yıl boyunca kredi derecelendirme kuruluşlarından iyi bir not alamayan Türkiye 5 Kasım 2012 tarihinde Fitch’den gelen “yatırım yapılabilir” açıklaması ile kritik bir eşiği atlamış oldu. Fitch bu kararı ile diğer kuruluşlara öncülük yaptı: 16 Mayıs 2013’te Moody’s de Türkiye’nin notunu Baa3’le “yatırım yapılabilir” düzeye çıkardı.
Moody’s’den bir hafta sonra; 23 Mayıs 2013’te bu kez Japon Credit Rating Agency (JCR) notu “BB”den “BBB-“ye yükseltti. Yani “yatırım yapılabilir” mesajı verdi.
Türkiye notu en düşük derecelendirme kuruluşu olarak Standard and Poor’s dikkat çekiyor. S&P 27 Mart 2013 tarihinde Türkiye’nin notunu BB’den BB+’ya çıkardı ve orada kaldı. Yani “yatırım yapılabilir” seviyesinin bir basamak altında durdu. Görünümü “durağan” olarak belirledi. Ancak 6 Şubat 2014 tarihinde yeni bir açıklama yapan S&P Türkiye’nin görünümünü “durağan”dan “negatif”e düşürdüğünü bildirdi. Dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan bu değişikliğe “Standard and Poor’s’un standardı kaymış” diye tepki verdi.
S&P’nin ardından Moody’s sahneye çıktı ve 10 Nisan 2014’te görünümü “durağan”dan “negatif”e çevirdi. Oysa notu artıralı daha 1 yıl bile olmamıştı. Moody’s görünümü değiştirirken “politik risk, dış finansman üzerindeki baskı ve büyüme trendi üzerinde artan belirsizliği” gerekçe gösterdi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.