KAHİRE — Mısır’da cinsel tacizin yaygınlığı, kadınların kamusal alanda özgürce dolaşma hakkını savunan hareketlerin doğmasına yol açtı. Çoğunlukla taciz mağdurlarınca başlatılan bu girişimlerin arasında “Tacizi Gördüm” hareketi ile “Tacize Karşı Susmuyorum” isimli Facebook sayfası yer alıyor.
“Mısır’da cinsel taciz, sokaktaki insanın, kanunun ve devletin kabullenmeyle karşıladığı patolojik bir olaydır.” Psikoterapist, yaşam koçu, yoga eğitmeni ve ruhsal tedavi merkezi 35B’nin kurucusu Hannah Kemal, cinsel tacizi böyle tanımlıyor.
Al-Monitor’a konuşan Kemal, Mısır’daki cinsel taciz olgusunu şöyle anlatıyor: “Bugüne dek hiçbir tacizciye caydırıcı bir ceza verilip uygulanmadı. Bu da olayın genel kabul gördüğü algısını yaratıyor. Neticede taciz ilk defa üniversitelere de sıçradı. Bir grup genç adam, (mart ayı ortalarında) Kahire Üniversitesi kampüsünde bir kadın öğrenciyi taciz etti. Üniversite rektörü ve kimi gazeteciler ise mütevazı giyinmediği iddiasıyla mağdureyi eleştirdi.”
Kemal, tacizin yaygınlaşmasına yol açan etmenler olarak kamusal ahlakın zayıflamasını, 25 Ocak Devrimi’nden sonra yaşanan güvenlik zafiyetini ve toplumsal kabulü gösteriyor. Kızları açık giyinmekle suçlayanlara ise başörtülü kadınların da tacize uğradığını hatırlatarak cevap veriyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.