İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun Hamas’ın yeni Filistin hükümetinde yer almasına tepki olarak Filistin Yönetimi ile ilişkileri kesme tehdidi, diplomatik yatırım için pek uygun sayılmaz. Hamas, Ramallah’ta henüz parya olduğu günlerde dahi dokuz ay süren müzakereler, kalıcı anlaşmanın yakınına bile yaklaşamamıştı.
Filistin Yönetimi ile temasları kesmenin vereceği diplomatik zarar, ekonomik yansımaların yanında ise hiç kalır. Batı Şeria’yı ekonomik anlamda Gazze Şeridi’nin ikizine dönüştürmek, güvenlik bakımından da benzer sonuçlar doğuracak. İşgal atındaki bölgeleri izleyen İsrailli gazetecilerin tekrar saldırıya uğruyor olması, bunun ilk işaretlerini veriyor bile.
Filistin Başkanı Mahmud Abbas “süreçte” yer alabilsin diye Geçici İrtibat Komitesi’ne üye bağışçı ülkelerin vatandaşları, vergilerinin yaklaşık 2 milyar dolarlık kısmını Filistin Yönetimi’nin kasasına aktarıyor. İhtilafın çözümüne yönelik herhangi bir müzakere olmazsa ihtilafın kontrolü de imkânsız görev hâline gelir.
ABD Kongresi’ndeki Cumhuriyetçi çoğunluk, Filistin Yönetimi’nin Hamas’la ortaklık kurmasını fırsat bilerek muhafazakârların zaten pek hazzetmediği Filistin Yönetimi’ne sağlanan yardım kalemlerini azaltacak veya tamamen boşaltacaktır. AB ülkelerinin yöneticileri de ölmüş bir barış sürecine desteğin niçin sürmesi gerektiğini seçmenlerine anlatmakta zorluk çekecektir.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.