İki ay önce Türkiye’nin Güneydoğusundaki Diyarbakır Barosu’na bir başvuru yapıldı. 18 yaşından küçük bir erkek, arkadaşlarının aracılığıyla buraya sığınmıştı. Ölüm tehditleri aldığı için ismini açıklayamayacağımız genç adamın başvurusu, özetle şöyleydi:
“Eşcinsel olduğumu öğrenen ailem tarafından darp edildim. Babam, dayaktan sonra başıma silah dayayıp elime Kuran’ı Kerim’i verdi ve ‘af dile’ dedi. Ertesi gün bir yolunu bulup, evden kaçtım. Ailem tarafından arkadaşlarımın evlerine baskınlar yapıldı, onlar da darp edildi, sığınacak bir yerim yok. Yaşamım tehdit altında.”
Genç adam, avukatlarla birlikte Polise ve Savcılığa başvurdu. Durumun ciddiyeti üzerine ailesine bilgi verilmeyerek, başka bir şehirdeki çocuk yurduna yerleştirildi. 18 yaşına kadar burada kalacak, daha sonra yaşamak için bir çare bulacak.
Diyarbakırlı genç adamın başına gelenler oldukça hüzünlü olmasına karşın, onun şimdilik şanslı olduğunu düşünebilirsiniz. Çünkü Türkiye’de eşcinsellerin bizzat kendi aile fertleri tarafından öldürüldüğü “namus cinayetleri” oldukça yaygın bir trajedi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.