Ana içeriğe atla

Suriye yönetiminin gündemi seçim sonrası senaryoları

Suriye’de 3 Haziran devlet başkanlığı seçimleri yaklaşırken hükümet, iç ve dış aktörlerin, Devlet Başkanı Beşar Esad’ın beklendiği gibi yeniden seçilmesine nasıl tepki vereceğini değerlendiriyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Workers hang banners for Hassan Abdallah al-Nouri in front of a banner for President Bashar al-Assad on a street in Damascus May 11, 2014.  Assad will compete with other two candidates in a June presidential election, the Supreme Constitutional Court of Syria said on Saturday. The poster consists of the Arabic word "Sawa" (Together) and Assad's name and signature (back) and "bringing back the middle class" with Dr. Hassan al-Nouri on the banner of his opponent (front). REUTERS/Omar Sanadiki  (SYRIA - Tags:

Kısa süre önce Şam'dan dönen Lübnanlı bir siyasetçiye göre Suriye’de 3 Haziran'da yapılacak devlet başkanlığı seçimleri, Suriyeli yetkilileri meşgul eden neredeyse tek konu hâline gelmiş durumda. Al-Monitor’a konuşan siyasetçi, Suriyeli liderlerin sadece seçimleri konuştuğunu ve tümüyle seçim sonuçlarına kilitlendiğini anlatıyor.

Elbette, kast edilen seçimin gerçek sonucu değil. Zira Devlet Başkanı Beşar Esad’ın yeniden seçileceği şimdiden kesin görünüyor. Suriyeli yöneticileri ilgilendiren asıl konu, siyasi ve diplomatik yansımaların ülkedeki gidişatı nasıl etkileyeceğidir. Dış güçler ortaya çıkan sonuca nasıl tepki verecek? Batılılar, düşman gördükleri Esad'ın yasal ve meşru bir onayla iktidarda kalması karşısında ne yapacak? Cenevre Konferansı süreci nasıl devam edecek, yoksa bitecek mi?

Aynı Lübnanlı kaynağa göre üst düzey Suriyeli yetkililer, bu esnada sahadaki gelişmelere ve “uzlaşma” başlığı altında silahlı muhaliflerle bir dizi bölgede sağlanan yerel ve kısmi ateşkeslere de odaklanıyorlar. Kaynak, Humus örneğinde görüldüğü gibi son günlerde iki boyutlu bir modelin ortaya çıktığına dikkat çekiyor. Rejim, “devrimin başkenti” diye anılan Humus'ta kontrolü sağlarken, eski kent bölgesinde kuşatma altında kalan son mahallelerde kanlı bir savaşın önüne geçen kısmi bir anlaşmayı kabul etti. Bu yaklaşım, Halep'te yaşanması beklenen mücadele açısından da önem taşıyor.

Sahadaki durumu son derece kırılgan olarak tanımlayan Lübnanlı siyasetçi, uzlaşma sürecinin henüz çok erken bir evrede olduğunu ve anlaşma sağlanan bölgelerdeki ateşkeslerle sınırlı kaldığını belirtiyor. Kaynağın anlattıklarına göre bu uzlaşı modeli, Suriye ordusunun bir veya birkaç mahallede bir silahlı muhalif grupla "uzlaşmayı" kabul etmesinden ibaret. Bunun ardından, çatışmayı durduracak adımlar atılıyor ve Suriyeli makamlar, silahlı militanları "ulusal savunma komitelerine" dâhil etme adı altında onlara maaş ve lojistik sağlamış oluyor. Ancak pratikte değişen bir şey olmuyor. Zira rejim askerleri çoğu durumda uzlaşmanın kapsadığı alanlara giremiyor ve devlet kurumlarının yokluğu orada devam ediyor. Lübnanlı siyasetçi, uzlaşma sağlanan bölgelerde kargaşa ve kanunsuzluğun sürmesine ek olarak, ara sıra küçük çaplı çatışmaların da yaşandığını belirtiyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish