Yeni iş ortağım Vael Metvali, geçen hafta saat 11 sularında cep telefonuma “Mahkemede olduğum hâlde gıyabımda 15 seneye mahkûm oldum.” mesajını attı ve kısa süre sonra “gıyabında” verilen kararı ihlal ettiği gerekçesiyle mahkeme salonunda tutuklanıp hapse kondu. “Şura Konseyi davası” diye bilinen bu davada gösteri yasasını ihlal ettikleri gerekçesiyle Ala Abdül Fettah ve Ahmed Nubi de aynı kaderi paylaştı.
Burada şunun altını çizmek gerekir ki Metvali, davaya konu olan gösteriye katılmamıştı. Sadece gösteri alanının civarında – o da epey uzağında – bulunmuş, ama buna rağmen tutuklanmıştı. Şimdi de 15 yıla mahkûm oldu. Altı çizilmesi gereken bir diğer nokta, yargıcın mahkûmiyet kararını savunma tanıklarını dinlemeden vermiş olmasıdır. Sanıkların mahkûm edildiği gün aslında savunmanın tanıkları dinlenecekti. Ancak yargıç, duruşmayı erken başlatıp sanık ve avukatların mahkeme salonunda bulunmasını engelledi, sonra da duruşmaya gelmedikleri gerekçesiyle yargılamanın sona erdiğini belirtti ve cezaları açıkladı. Bir tek Metvali duruşma salonuna girmeyi başarmıştı. Orada olduğunu belirtince yargıç afalladı, dosyalarını toplayıp apar topar salondan ayrıldı. Metvali ise anında tutuklandı.
Bu davadaki saçmalıklar, El Cezire davasında olanların yanında hiç kalır. Aylardır tutuklu olan büro şefi Muhammed Fehmi, prodüktör Bahir Muhammed ve eski BBC muhabiri Peter Greste’e yönelik iddialar o kadar beceriksizce üretilmiş ki dava aylar önce reddedilmeliydi. Gazeteciler, Müslüman Kardeşler’in gizli hücresi olmak ve yaptıkları haberlerle terörü desteklemekle suçlanıyor. Sanıklar aleyhine bugüne dek sunulan deliller, hayvanlar âlemine dair bir belgesel, Greste’in anne ve babasının fotoğraflarıyla dolu diskler ve anlaşılamayan ses kayıtlarından ibaret. Delil yetersizliğine rağmen davanın yargıcı, gazetecileri kefaletle serbest bırakmayı reddetmekle kalmadı, savunmanın “delilleri” görüp incelemesi için savcılığa 180 bin dolar ödemesi gerektiğine hükmetti.
Bir de komedyen Basim Yusuf’un başına gelenler var. Yusuf, Mısır ve Orta Doğu’nun en çok izlenen televizyon programı olan “El Bernameg” (Program) isimli şovuna, cumhurbaşkanlığı seçimlerini de kapsayan yaklaşık iki aylık bir ara vermişti. 2 Haziran’da da nihayet programına son verdiğini duyurdu. Yusuf, programına ara verme kararından önce aylarca kamuoyunda linç edilmiş, kanal değiştirmiş, dava edilmiş ve programının her yayınında da sinyal karıştırma olayları yaşanmıştı. Programın yayımlandığı MBC Mısır kanalına da akıl almaz baskılar yapılmış, Başbakan İbrahim Mehleb hiçbir sebep göstermeden MBC Mısır ile devlet televizyonu arasındaki iş birliği anlaşmasını bizzat iptal etmişti. Yusuf, seçimlerin ardından ekrana dönüp sonuçları yorumlayacaktı. Ancak program için önerdiği metin reddedildi. Bunun üzerine bir basın toplantısı düzenleyip şovuna son verdiğini duyurdu. Televizyon dünyasının en bilinen markalarından olan, yaklaşık 30 milyon kişilik sadık bir izleyici kitlesine sahip programı hiçbir özel kanal almak istemedi. Televizyondan yapılan zekice siyasi muhalefet ve mizah dönemi de böylece sona ermişe benziyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.