İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin 9-10 Haziran tarihlerinde Türkiye’ye gerçekleştirdiği üst düzey ziyaret aslen ekonomik ilişkileri güçlendirmeye yönelikti. Ziyarette, İranlı lidere eşlik eden ekonomi, petrol, ulaştırma ve haberleşme bakanları, merkez bankası başkanı ve yaklaşık 100 iş adamı da bunun bir göstergesi. Ancak, Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Irak’taki ilerleyişi ve Türkiye’nin Musul Konsolosluğu’na yapılan baskın da dahil kimi gelişmeler Ankara ve Tahran’ı siyasi konularda da daha yakın çalışmaya zorluyor.
Türkiye ile İran’ın, Suriye konusunda anlaşamadıkları sır değil. Tarafların, ülkedeki mezhepsel iç savaş üzerinden girdikleri vekalet mücadelesini anımsatmaya gerek bile yok. Ancak bu tablo artık değişebilir. Zira Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad kendi kontrolü altındaki bölgelerdeki iktidarını pekiştirirken, cihatçı gruplar da Suriye’nin kuzeyine yani Türkiye sınırına ve Irak’ın Ninova eyaletine konuşlandılar.
Türk ve İran Cumhurbaşkanları bu olası değişimin sinyallerini Ankara’da 9 Haziran’da düzenlenen ortak basın toplantısında verdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül şöyle konuştu: Bölgesel konularda da hepimiz bölgede çekilen acıların, yıkımların bitmesini istiyoruz. (...) O bakımdan Türkiye ve İran'ın ortak çabaları inanıyorum ki çok büyük katkı sağlayacaktır. Bundan dolayı bu ziyareti bir dönüm noktası olarak görüyorum."
On sekiz yıl sonra Türkiye’yi ziyaret eden ilk İran Cumhurbaşkanı da Gül’ün açıklamalarını destekledi. Ruhani’nin iki ülkenin de aşırılık yanlıları ve terörizmle mücadelede kararlı olduğuna ilişkin sözleri anlamlıydı. Gerçek İslamı tüm dünyaya tanıtacaklarını belirten Ruhani şöyle dedi: “Bu alanda iki ülke iş birliklerini artırma konusunda kararlıdır ve bölgenin güvenlik ve istikrarı için ellerinden gelen her türlü çabayı gösterecektir."
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.