HALEP, Suriye — Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Irak’ta gerçekleştirdiği şaşkınlık verici taarruz ve bunun neticesinde ülkenin ikinci büyük şehri Musul dâhil Irak’ın batısında geniş bölgelerin bu radikal terör örgütünün eline geçmesi, tüm bölgeyi ve dünyayı haklı olarak endişeye sevk etti. IŞİD’in bugün 10 bin azılı savaşçısı, iki milyar doları aşkın serveti ve Irak ordusundan ele geçirdiği büyük bir silah ve teçhizat yığınağı olduğu söyleniyor. Örgüt bu özellikleriyle küresel güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturuyor. IŞİD’in Irak’taki dirilişi, Suriye’deki mesaisinden besleniyor. Örgütün Suriye’de sevinçle karşılanan bir kurtarıcıdan nefret edilen bir caniye dönüşmesinin ardından tarih Irak’ta tekerrür edecek mi?
Ebu Cima, Halep’in kuzey kırsalındaki Bayanun kasabasında geniş bir aileye mensup orta yaşlı bir adam. Dini muhafazakârlığı ile tanınan Bayanun, Suriye’deki Müslüman Kardeşler’in El Bayanuni ailesine mensup önde gelen birçok isminin memleketi.
Suriye’deki ihtilaf büyüyüp silahlı çatışmaya dönünce Ebu Cima, kasabadaki birçok insan gibi silah kuşanmış ve bölgedeki milis gruplardan birine katılmış. Türk sınırı yakınlarındaki Azaz kasabasından başlayarak kuzeydeki kırsal bölgelerde ilerleyen IŞİD, ocak ayında Bayanun’dan çıkarıldı. Ebu Cima bu çatışmalarda yer aldı.
O günlerde sohbet ettiğim Ebu Cima, IŞİD’i Suriye lideri Beşar Esad’ı devirme vizyonlarını paylaşan bir kurtarıcı olarak gördüklerini, örgüte kucak açıp onunla birlikte hareket ettikten sonra nasıl kandırılmış hissettiklerini anlatmıştı. Ebu Cima şöyle demişti: “Aralarında çok sayıda yabancının olmasını önemsemedik. Aksine, o kişilerin kendi ülkelerini bırakıp canları pahasına bizim için savaşmasını büyük bir fedakârlık ve erdem saydık. Onları dost ve kardeş olarak gördük.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.