Her ittifakın bir amacı vardır. Türkiye’de, kendini merkez sol olarak gören CHP ile Türk milliyetçisi MHP’nin son Cumhurbaşkanlığı seçimi ile zirve yapan garip ittifakının amacı da Başbakan ve AKP lideri Tayyip Erdoğan’ı durdurmaktı. Bir kez daha yenilgiye uğradılar.
Erdoğan halkın oylarıyla 10 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı seçildi. Onlar da, 2002’den bu yana her seçimde aşağıya düşen kayayı, Sisifos benzeri kaderlerine razı olarak, bir kez daha yukarı yuvarlamaya başladılar bile. Bir kere daha aşağı düşmek üzere, kendi acı sonsuzluklarını yarattılar.
CHP ise, merkez solun Kürtlerle işbirliğine yaptığı, ülkenin doğusundan batısına fırtına gibi estiği, değişimi ve demokrasiyi seslendirdiği, yerel seçimlerde birinci parti olduğu yılları hatırına dahi getirmedi. Kaybetmenin suçunu, ilkeleri olmayan bu pragmatik ittifakta bulmaktansa, yeteri kadar çalışamamış olmakta buldu, hatta kendini başarılı gördü.
CHP içinde kendini, milliyetçiliğin öz Türkçesi olan “Ulusalcı” diye adlandıran, fazla bir gücü de olmayan sağcı kanadın eleştirel değerlendirmesi ise onlar açısından trajikomikti: Partinin sol şeridini boş bırakmak…
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.