Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Başbakan Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’ne çıktığında sürekli gelgitlere maruz kalan Kürt sorununu çözmeye yönelik barış süreci nasıl bir seyir alacak? Bugünlerin en kritik sorusu bu. Son birkaç günde hem hükümet hem Kürt kanadından belirsizliği giderecek cesaret verici açıklamalar gelse de süreci rayından çıkartabilecek gelişmeler eksik olmuyor. Mesela Ateşkese rağmen Van’ın Özalp ilçesinde iki farklı olayda 3 PKK’lı öldürüldü. 7 Ağustos’taki ilk olay basına “Dur emrine uymayan PKK’lılara ateş açıldı” diye yansısa da Al-Monitor’a konuşan Kürt kaynaklara göre PKK’nın bölge sorumlusu bir keskin nişancının suikastına uğradı.
Asıl sarsıcı gelişme Lice’de yaşandı: PKK’nın 15 Ağustos 1984’te ilk silahlı eylemini gerçekleştirmesinin 30. yıldönümünde örgütün kurucularından Mahsun Korkmaz’ın heykeli ölen gerillalar için oluşturulmuş 'Şehit Harun Şehitliği'ne dikildi. Barış sürecine karşı milliyetçi ve ulusalcı duyguları köpürten bu olay karşısında Diyarbakır Valiliği’nin suç duyurusu üzerine mahkeme 18 Ağustos’ta heykelin yıkılmasına karar verdi. Ertesi gün jandarma heykeli bir kişinin ölümü, iki kişinin yaralanması pahasına yıktı.
Yıkılacağı önceden belli olan heykeli kim neden dikti? Kamu otoritesi heykel dikilirken neden seyirci kaldı? Müzakere ile çözülebilecek bir krize neden askeri yöntemle müdahale edildi? Haliyle sosyal medyadaki popüler soru şuydu: “Madem yıkacaktınız neden göz yumdunuz?”
Bu hükümetin samimiyetsizliği mi, yoksa bir provokasyon mu? Doğal olarak önce oklar hükümete yöneldi. Çünkü Başbakan Tayyip Erdoğan, 10 Ağustos’taki seçimde doğu ve güneydoğuda AKP’nin gerilemesine karşılık HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın oyunu artırmasını değerlendirirken barış değil savaşın diliyle konuşmuştu: “Hakkâri bizi bilmeyen bir il değil. Alanda biz varız, milletimiz hizmetlerimizi görüyor. Ama despotça, baskıyla, silah gücüyle insanların iradesine ipotek konmaktadır. İnsanların iradesine silah tehdidiyle el koyanlar karşısında bizler de tavrımızı en güzel şekliyle ortaya koyacağız. İçişleri ve TSK tüm imkânlarıyla buralarda hangi dilden anlıyorlarsa o dilden konuşmaya mecburuz.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.