EMİRLİ, Irak — Uzaktaki evlerin üstünden yoğun kara dumanlar yükseliyordu. Yol kenarındaki roket ve mermi kovanları, bölgedeki hâkimiyet mücadelesinin tanığıydı. RPG dâhil muhtelif silahlar taşıyan Şii gençler, “kurtarılmış” kasaba Emirli’ye giden yolda derme çatma kontrol noktalarında nöbet tutuyordu. Bağdat’ın yaklaşık 180 kilometre kuzeyinde, Selahattin vilayetinde yer alan Emirli ve Süleyman Beg’e giden ziyaretçileri karşılayan manzara buydu.
Harabeye dönen Emirli’ye giren araçları, Şii bayrakları sallayan çocuklar karşılıyordu. İslam Devleti’nin (İD) Emirli’ye girmesi hâlinde kaçınılmaz olan acımasız kaderi yenen kasabanın Şii Türkmen halkı, gerçek bir sevinç içindeydi.
Kimileri askeri kamuflaj elbiseli, kimileri siyah üniformalı, muhtelif Şii örgütlere bağlı, silahlı adamlar çoğu plakasız olan araçlarına astıkları örgüt bayraklarıyla sokakları turluyordu. Emirli’nin alınmasında Bedir Tugayları, Asaib Ehl El Hak, Hizbullah Taburları ve Selam Tugayları yer aldı. Bazı durumlarda ise kimin kim olduğunu anlamak güçtü. ABD hükümetince Irak ordusuna verilen askeri ciplere hem Irak’ın hem silahlı örgütlerin bayrakları asılmıştı.
Hizbullah Taburları’na bağlı savaşçılar, eskiden Tarım Bakanlığı tarafından kullanılan bir binada karargâh kurmuş. Bayrağı fazlasıyla Lübnan Hizbullahı’nın bayrağına benzeyen örgüt, geçmişte hem ABD ordusu hem Irak güvenlik güçleriyle savaşmış olsa da şimdi ortak düşmana, yani radikal Sünnilere karşı ordu ve diğer silahlı Şii gruplarıyla güç birliği yapıyordu. Savaşın yorgunluğu yüzlerinden okunan adamlar, İD’e karşı kazandıkları zaferin tadını çıkarıyordu. Ne de olsa bu, Irak ordusu ve Şii güçlerin Sünni cihatçılarla kanlı mücadelesinde nadir bir başarıydı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.