Ana içeriğe atla

Suriye’de her iki taraf ABD saldırılarına karşı çıkıyor

ABD öncülüğünde Suriye’de İslam Devleti’ne (İD) karşı düzenlenen saldırılar, hem yerel isyancıların hem rejim destekçilerinin eleştiri oklarına hedef oluyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

A pair of U.S. Air Force F-15E Strike Eagles fly over northern Iraq after conducting airstrikes in Syria, in this U.S. Air Force handout photo taken early in the morning of September 23, 2014. These aircraft were part of a large coalition strike package that was the first to strike ISIL targets in Syria. At least 14 Islamic State fighters were killed in air strikes by U.S.-led forces overnight in northeast Syria, a group monitoring the war said on September 25, 2014, and the Syrian air force bombed rebel ar

ABD öncülüğündeki koalisyon, İslam Devleti’ni (İD) ve başka radikal grupları hedef alan Suriye içindeki saldırılarına nihayet başladı ve savaşın mahvettiği bu ülkeyi yeni belirsizlik ve çalkantılara sevk etti. Koalisyon saldırılarına Suriye’nin farklı kesimlerinde yoğun bir karşıtlık var. Siyasi liderlerinin tutumlarının aksine her iki kampta da farklı nedenlerle dış askeri müdahaleye itirazlar yükseliyor. Olası sivil ölümlere ilişkin insani kaygılar ve harekâtın geri teperek radikalleşmeyi körükleyeceği korkusu bir yana taraflara özgü endişeler söz konusu.

Uzun yıllardır Baas Partisi’ne üye olan ve sarsılmaz şekilde rejimin yanında duran Ammar, rejimi doğrudan suçlamasa da onun da gelinen noktada payı olduğuna inanıyor. Ammar, öfkeyle şöyle diyor: “Biz bir zamanlar güçlü bir millettik, bölgede büyük bir oyuncuyduk. Şu anki hâlimize bir bakın, küçücük Bahreyn bile bizi bombalıyor. Ortalığın maskarası olduk.”

Bu şaşkınlık duygusu, rejim destekçileri arasında net şekilde hissediliyor. Bu kesim, ülke egemenliğinin düştüğü durum karşısında hayal kırıklığıyla karışık bir aşağılanmışlık duygusu yaşıyor. Ancak hiç kimse rejimi doğrudan suçlamıyor, bunun yerine vatan hainlerinin, Arapların ve Türkiye’nin tezgâh ve komploları öne sürülüyor. Hava harekâtı öncesinde Suriye rejimine haber verilmiş olması da fazla bir teselli yaratmış değil.

Öte yandan rejimin, başlıca destekçileri İran ve Hizbullah’ın aksine hava operasyonlarından gizliden gizliye memnun olduğu anlaşılıyor. Rejim, kendi mantığı çerçevesinde ana hedeflerinden birini başarmış oldu, yani Suriye’deki sorunu halk ayaklanmasından iç savaşa, iç savaştan da nihayet terörle mücadeleye dönüştürmüş oldu. Dahası, kimse artık rejim değişikliğinden bahsetmiyor. Bu konu en azından kısa ve orta vadede tamamen gündemden kalkmış görünüyor. Son olarak sahadaki güçlü ve etkili cihatçı grupların bertaraf edilmesi, rejim güçleriyle müttefiklerinin üstünlüğü ele geçirmesini sağlayacak ve muhtemelen onlara savaşın sonunu tayin edecek askeri zaferi kazandıracak. Cihatçılar, rejime karşı savaşan en azılı ve etkin gruplar olarak ortaya çıktı ve rejime geniş topraklar ve çok sayıda adam kaybettirdi. Bunların ortadan kalkması rejimin işine yarayacak ya da en azından rejim böyle düşünüyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish