ABD’deki 11 Eylül saldırılarının ardından Batı’da en çok “Ilımlı Müslümanlar neden aşırıcılığa karşı sesini yükseltmiyor?” sorusu dile getirilir oldu. Aslında bu soru biraz haksız. Zira, 11 Eylül saldırıları ve El Kaide ile türevlerinin işlediği diğer suçlar pek çok Müslüman kanaat önderi tarafından kınanmıştı. Ancak bunlar Batı basınında fazla yer bulmadı. Öte yandan, şu da bir gerçek ki, Müslüman dünyasının “ılımlı” çoğunluğu da- yani İslam adına terörizme karşı olanlar- gerçekten aşırılık yanlılarına daha güçlü bir şekilde meydan okuyabilirdi.
Uyguladığı şiddet El Kaide’yi bile aşan İslam Devleti (İD) için de benzer bir soru yöneltilebilir. Her ne kadar Suudi Arabistan’dan Katar’a kadar pek çok Müslüman yönetim ABD’nin Irak ve Suriye’deki İD varlığına karşı oluşturduğu koalisyona destek verse de, dini kanaat önderlerinin İD’e karşı tepkilerinin yeterli olup olmadığını sormakta fayda var.
Benim yanıtım ise hayır, mutedil Müslümanlar İD’e yeterince tepki göstermiyor. Ancak bu, söz konusu Müslümanların örgütün faaliyetlerine sempati duymalarından kaynaklanmıyor. Aksine, onlar örgütün İslam adına uyguladığı zulmü kabul etmiyorlar ama örgütü Batı’nın bir komplosu olarak görüp bu tür kuklalar yarattığı için asıl Batı’yı suçluyorlar.
Türkiye bu düşüncenin yakından gözlemlenebileceği ülkelerden biri. Aslında Suriye’deki iç savaşta muhalefeti destekleyen Ak Parti hükümeti ve İslamcı tabanı ilk başlarda Ankara’nın Batılı müttefiklerini fazlaca kaygılandıran aşırılık tehlikesine pek de aldırmadı. Ama Ankara İD’in ciddi bir sorun olduğunu yaklaşık bir yıl önce fark etti. Hükümet yanlısı basın da bunun üzerine İD’i Türkiye ve bölgeye yönelik bir tehdit gibi lanse etmeye başladı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.