Suriye yalnızca Orta Doğu’da değil, dünyada da bütün taşları yerinden oynatan, Orta Doğu’nun yeniden tasarlanmasını gerektirecek kadar ciddi boyutta bir krize sahne olmaya devam ediyor.
Kobani’deki çatışma sürerken her gün yeni stratejiler ortaya koyuluyor. Sınırdaki Türkiye ise konumu gereği bütün bu stratejilerin merkezine oturuyor. Türkiye’nin bazen “çift taraflı oynamakla” suçlanan, bazen de “kaygılarını anlıyoruz” açıklamalarıyla karşılanan karmaşık pozisyonunu Batı’da en çok Fransa destekliyor. Ekim ortasında bir telefon görüşmesi gerçekleştiren Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ve Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan bu hafta Suriye’yi görüşmek üzere Paris’te bir araya geldi
Peki, neden Türkiye Suriye konusunda geleneksel stratejik ortağı ABD’ye değil de, Fransa’ya daha yakın bir çizgide duruyor? Bunda, Fransa’nın, “Arap Baharı”nın ardından “tarihin mutlu tarafına oynama” isteği ve bu yolda Türkiye ile daha sıkı diplomatik ve stratejik iş birliğine gitme kararının etkisi var.
İki ülke arasında bir önceki Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy döneminde kopma noktasına gelen ilişkiler, Sarkozy’nin halefi Hollande ile hayli olumlu bir seviyede seyrediyor. Bilhassa da Suriye dosyası iki ülkeyi son 10 yılda olmadığı kadar yakınlaştırdı. İki lider arasında ekimde gerçekleşen telefon görüşmesi sonrasında, Elysee Sarayı, “tampon bölge önerisini destekliyoruz” açıklamasını yaptı. Türkiye için bu çıkış son derece değerli, zira Ankara’nın bu önerisine, Washington ve diğer koalisyon başkentlerinin temkinli yaklaştığı aşikar.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.