Ana içeriğe atla

Türkiye’nin ilk eşcinsel evliliği

Evlilik yemini eden iki eşcinsel genç adamın yaşadıkları Türkiye’nin önünde eşcinsel evlilikler konusunda katetmesi gereken uzun bir yol olduğunu gösteriyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

A participant wears a bridal dress as he waves the rainbow flag during a gay pride parade in central Istanbul June 29, 2014. REUTERS/Osman Orsal (TURKEY - Tags: CIVIL UNREST SOCIETY POLITICS TPX IMAGES OF THE DAY) - RTR3WBAI

Türkiye, ahlakın, bilhassa da cinselliğin genel olarak İslami inanışlara ve geleneklere bağlı olarak yorumlandığı çoğunluğu muhafazakar bir ülke. Ancak Türkiye’deki etik ve bireysel özgürlüklere dayanan seküler hayatın da bir asrı aşan köklü bir geçmişi var. Diğer Müslüman ülkelerde hayal edilemeyecek eşcinsel onur yürüyüşü gibi etkinliklerin İstanbul’da düzenlenebilmesinin sebebi de bu. Ayrıca bu etkinliklerde, muhafazakar Ortodoks Hristiyan toplumlarında kimi zaman yaşanabilen homofobik saldırılara benzer saldırılar da gerçekleşmiyor.

Ne var ki, bu, eşcinselliğin toplumun geniş kesimlerinde kabul gördüğü ve gey, lezbiyen, biseksüel ve trans bireylerin (LGBT) kolay bir yaşam sürdüğü anlamına da gelmiyor. 20’li yaşlarındaki iki eşcinsel Ekin Keser ve Emrullah Tüzün de Eylül başında İstanbul’da “evlenmeye” karar vererek bu zorluluğu tecrübe ettiler.

Ancak Türkiye kanunları eşcinsel evliliğe izin vermediği, hatta LGBT üyelerine yasal bir korunma bile sunmadığı için bu elbette yasal bir evlilik değildi. Zira, Türk Ceza Kanunu’nun açıkça homofobik olan ilgili maddesinde bazı küçük değişiklikler yapılsa da ve eşcinsellik Türkiye’de suç olmasa da kamu ahlakı ve müstehcenliğe dair maddeler çoğu zaman eşcinseller aleyhinde kullanılıyor.

Ne var ki, bu zorlu ortamdan yılmayan Keser ve Tüzün evlilik yeminlerini kamuya açık bir düğünde etmeyi tercih ettiler. Hatta Keser KaosGL dergisine -sadece LGBT haklarına değil insan haklarına ilişkin diğer konulara da odaklanan bir dergi -Eylül’de verdiği bir röportajda Tüzün’ün kendisine evlenme teklif ettiği günde ne kadar özel hissettiğini şöyle anlatmıştı: “Dört yıl önce İstanbul’a geldim. İki hayalim vardı. Sanat eğitimi ve evlilik… Şu an bir üniversitenin güzel sanatlar bölümünde okuyorum. Yani evliliğimle birlikte hayallerimi de gerçekleştirdim.”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish