ANKARA - Türkiye ile İran arasındaki petrol ve doğalgaz ithalatına ilişkin anlaşmalar, İran’a yönelik ABD ambargosu ve BM’nin yaptırım kararları nedeniyle sıkıntılı bir döneme girdiğinde, bunun aşılması için bulunan formül, şimdi iki ülke ilişkilerini germeye aday. İran Devlet Başkanı Hasan Ruhani’nin Batı’yla yakınlaşma ve ülkesini ambargodan kurtarıp, küresel ekonomiyle ve dünyayla bütünleştirme stratejisi, bu konuda büyük etken.
Ruhani’den önce iki dönem İran’ı yöneten, Batı’yla kavgalı, nükleer silah sevdalısı Mahmut Ahmedinejad ile o dönemde Türkiye’deki muhatabı eski Başbakan, yeni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu formülü birlikte hayata geçirmişlerdi.
Uluslararası bankacılık sisteminden dışlanan, sattığı petrol ve doğal gazın parasını döviz olarak tahsil edemeyen İran’a önerilen formül, “altın hesabı açılması ve ödemelerin altınla” yapılmasıydı. Diğer bankalar bu sistemin içinde yar almaya isteksiz davranınca görev kamu bankası Halkbank’a verildi.
Merkez Bankası’nın, bankalara munzam karşılıklarını altın olarak da tutabilme olanağı sağlayan düzenlemesi ile de buna resmi zemin yaratıldı. Bir anda Türkiye’nin altın ithalatı ve ihracatı patladı. Altının menşei sorulmadığı, herkesin elindeki altını kaynağını belirtmeksizin bankaya yatırma olanağı getirildiği için de, kaynağı belirsiz paralar, yasadışı kazançlar altın hesaplarıyla sisteme kolayca sokuldu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.