Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle hızla göç alan Türkiye işsizlik ve terör sorununun yanı sıra şimdi de kızamık vakaları ile karşı karşıya. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) geçen yıl yaptığı açıklamada; Türkiye, Ürdün, Lübnan ve Irak’taki kamplarda kalan Suriyelilerde kızamık, verem ve çeşitli bulaşıcı deri hastalıklarına rastlandığı yönünde uyarı yapmıştı. Türk Tabipler Birliği de Suriyeli mültecilerin kızamık vakalarının yayılmasında etkili olduğunu bildirdi.
Dünya Sağlık Örgütü’nün uyarısına rağmen Hükümet oldukça serinkanlı. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, 20 Kasım’da yapılan bütçe görüşmeleri sırasında “durumun kontrol altında olduğunu” söyledi. Bakan Müezzinoğlu’nun verdiği bilgiye göre, kızamık vakalarının sayısı 2005 yılında 1119, 2006 yılında 34, 2007’de 3, 2008’de 4, 2009’da 4, 2010’da 7, 2011’de 111, 2012’de 359, 2013’te 7 bin 405 oldu. 2014’te 503’e düştü. Sağlık Bakanı, “Geçtiğimiz yıl Mayıs-Haziran aylarında bir yoğunluk, bir pik yaşadık. Sonra iniş başladı” dedi.
Bakan Müezzinoğlu’nun rahat tavrı, Türkiye’de hastalıklar konusunda yaygın olan bir yaklaşımı hatırlattı: “Türk’e bir şey olmaz!”
Oysa WHO’nun aşı, bağışıklık ve biyoloji uzmanı Dr. Robert Perry, Suriye’deki insanların sürekli yer değiştirmeleri nedeniyle aşı yaptıramadıklarını, bu yüzden sorunun büyüdüğünü bildirdi. Dr. Robert Perry “Kızamık hastalığının ortadan kaldırılmasında sağlanan ilerleme durdu. Hastalıktaki artışın ana nedenleri ise fonlardaki yetersizlik ve Suriye krizi” dedi. Dr. Perry’nin açıkladığı verilere göre, dünyada kızamıktan ölenlerin sayısı 2012’de 122 bin iken, 2013’te 145 bin 700’e çıkmış. Kızamık ölümlerinde 2000-2015 döneminde yüzde 95 düşüş hedeflenirken, bu oranın yüzde 75 seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.