Ana içeriğe atla

Yabancı imamlar Suriye savaşını nasıl radikalleştirdi?

İsyancıların Doğu Halep’i ele geçirmesiyle birlikte devreye yabancı radikal vaizler girdi ve halka radikal fikirler aşılamaya başladı. Bu etkinin yıllar boyu sürmesinden korkuluyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Free Syrian Army members take Islam lessons in Aleppo's Saif al-Dawla district, September 18, 2013. REUTERS/Loubna Mrie (SYRIA - Tags: POLITICS CIVIL UNREST CONFLICT TPX IMAGES OF THE DAY RELIGION) - RTX13QCR
Halep’in Seyf El Davla semtinde din dersleri alan Özgür Suriye Ordusu savaşçıları, 18 Eylül 2013 — REUTERS/Loubna Mrie

Davetsiz misafir gibi Halep şehrine nobranca giren savaş yalnızca ölüm ve acı getirmedi. Halep’in doğu kesimleri isyancıların eline geçer geçmez kente akmaya başlayan yıllanmış fanatikler radikalleşme tehlikesini de getirdi. “Siperlerde ateist olmaz.” derler. Ölüm ve savaşla harap olan kentlerde de olmadığı kesin. Zira bu kentler, vicdansızların masum ve çaresiz halkı zehirlemesi için mükemmel ve verimli bir zemin sunar.

Temmuz 2012’deki Halep savaşından önce savaşın vurduğu bölgelerden kaçıp Halep’e sığınan insanlara gıda ve temel ihtiyaç malzemesi sağlayan yardım kuruluşunda çalışmıştım. 20’li yaşlarında, nazik ve mülayim bir muhalif aktivist olan Mahmut’u bu vesileyle tanıdım. Mahmut, beni İslam hakkında bilgili ama ılımlı ve diğer inançlara saygılı biri olarak etkiledi.

Mahmut’la kısa bir süre önce yeniden karşılaştık ve radikalleşmenin Halep halkına ilk nasıl sirayet ettiğini konuştuk. Kendisi de inançlı bir Müslüman olan Mahmut, ultra radikal vaizlerin çekim gücünü şöyle açıkladı: “Bunlar sadece manevi boşluğu doldurmakla kalmadı, insanların korkularını da manipüle etti. İnsanlara kendi sözlerinden çıkmazlarsa korkularının bir süre sonra bu ve öteki dünyada mutluluğa dönüşeceğini söylediler. Şehadeti ve sabrı İslamiyet’in en kutsal ve ulu erdemleri olarak yücelttiler ki bu tamamıyla yanlıştı.”

İsyancıların 2012 yazında Halep’in güney ve doğusunda bir dizi mahalleyi almasından kısa bir süre sonra yabancı görüntüsü veren bir grup militanın ellerinde tüfekleriyle, tam teçhizatlı bir şekilde Mahmut’un Şaar’daki camisine cuma namazına gelmiş. İmam vaaz vermek üzere ayağa kalktığı sırada militanlardan biri koşarak imamın cami kürsüsündeki yerini almış ve hararetli bir vaaza başlamış. Herkes büyük şaşkınlık yaşamış. Hatta bu kişi kürsüye silahıyla çıkmış. Bu o günlerde Suriye’de görülmüş bir olay değildi. Zira tüm camileri sıkı kontrol altında tutan Suriye rejimi, vaazları yakından izler ve düzene karşı en ufak muhalif veya eleştirel unsura karşı denetlerdi.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish