Normal bir demokraside, yüzde 9 küsur gibi kayda değer bir seçmen desteğine sahip görünen bir siyasi partinin seçimlerde parlamentoya girememesi gibi bir ihtimalin varlığından söz edilemez. Ama Türkiye’de bu mümkündür. Çünkü Türkiye’de ülke genelinde seçim barajı yüzde 10’dur ve bu dünyadaki en yüksek orandır.
Şimdi Türkiye’de bu yüzde 10’luk baraj zeminindeki güncel tartışma, ana damarını Kürt hareketinin oluşturduğu Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) bu yıl 7 Haziran’da yapılacak olan genel seçimler sonucunda parlamentoya girip giremeyeceği...
Türkiye’de Kürt partilerinin oyu hiçbir zaman yüzde 10’u geçmedi ama 2007 ve 2011 seçimlerinde parlamentoya girebildiler. HDP’yle ilgili ikilem ise partinin aldığı çok önemli bir karardan kaynaklanıyor. HDP seçime parti olarak katılacak. Bu konuda nihai kararlarını vermiş gibi görünüyorlar. Bu durumda parti parlamentoda temsil edilebilmek için yüzde 10 barajını kati surette geçmek zorunda kalacak. Aksi takdirde Kürt siyasi hareketinin tabanı Meclis’te tek bir milletvekiliyle bile temsil edilemeyecek.
2007 ve 2011’de Kürt partilerinin meclise girebilmelerinin sırrı, seçimlere parti olarak değil bağımsız adaylarla katılmaları ve tabiri caizse yüzde 10 barajını kenarından dolanmalarıydı. HDP’nin içinden çıktığı eski Barış ve Demokrasi Partisi, 2011 seçimlerinde bağımsız adaylarına verilen oyların toplam oranı yüzde 6 seviyesinde kalmasına rağmen Meclis’e 36 milletvekili bu sayede sokabilmişti. 2007 genel seçimlerine de o zamanki Kürt partisi Demokratik Toplum Partisi (DTP) aynı şekilde yüzde 4 küsur oyla 20 milletvekili çıkarmıştı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.