ZAATARİ, Ürdün — 60 yaşındaki Daed, ailesiyle birlikte Suriye’den kaçalı yıllar oldu, ama torunu anne-babasının nerede olduğunu sorduğunda durumu anlatacak doğru sözcükleri hâlen bulamıyor. Nacua (4) ailesinin rejim güçlerinin Dara vilayetinde iki yıl önce düzenlediği bir hava saldırısında öldüğünü hâlâ bilmiyor. Babası ve hamile annesi o gün öldürülen 140 kişi arasındaymış.
Herkesin bir yakınını yitirdiği, herkesin acı bir öyküsü olduğu Zaatari Mülteci Kampı’ndaki prefabrik evinde Al-Monitor’a konuşan Nacua’nın anneannesi şöyle diyor: “Nacua’yı evlerinin enkazından çıkarmışlar. O küçük köyde saldırıdan bir tek o sağ kurtulmuş. O yüzden ona küçük mucizem diyorum.”
Kısa bir an için duraksayıp torununa bakan Daed, elini göğsüne koyarak ekliyor: “Tanıdığım bütün o insanların öldüğünü düşününce yüreğim yanıyor.” Sonra da cebinden çıkardığı mendille gözyaşını siliyor. Saldırıdan hemen sonra Ürdün’e kaçtıkları için kızının yasını tutacak vakti bile olmamış. Bir yandan sigarasını yakarken bir yandan da yüksek ve kararlı bir sesle “Bu küçük kız için güçlü olmak zorundayım.” diyor.
Çelik kapı aniden çarpıyor, yere tencere ve tavalar düşüyor. Daed’in Nauca ve 15 yaşındaki zihinsel engelli oğlu Yusuf ile birlikte yaşadığı prefabriğin içinden çocuklar koşup geçiyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.