Türkiye İran’la altı küresel güç arasında varılan çerçeve anlaşmasını resmi olarak tebrik etti ama hükümet çevrelerinde gözle görülür bir küskünlük ve kıskançlık da vardı. Öte yandan bir hayranlık da söz konusuydu, zira Tahran için büyük bir diplomatik hamle sayılan anlaşma Ankara’nın bölgede yalnızlaştığı bir zamanda geldi.
Çerçeve anlaşmasının imzalanmasından kısa süre önce İran’ı alenen hedef alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Tahran’dan Irak ve Yemen’e müdahaleyi kesmesini ve bölgesel hakimiyet yarışına son vermesini istemişti. Cumhurbaşkanı bunlara “tahammül etmek mümkün değil (...) buna müsaade edilmemeli” diye konuşmuştu.
Ne gariptir ki, Erdoğan bu sert çıkıştan sadece iki hafta sonra, 7 Nisan’da Tahran’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi ve ziyaret sırasında kullandığı uzlaşmacı ton dikkat çekiciydi. Bu ton, Ankara’nın zayıflığının bir diğer göstergesi olarak yorumlandı. Zira Ankara’nın Erdoğan’ın Sünni temelli ideolojik eğilimlerini aşan bir dizi stratejik nedenden ötürü Tahran’la ilişkileri koparmayı göze alamadığı açıktı.
Türkiye’den İran’la varılan nükleer anlaşmayı kutlayan ilk kişi Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu oldu. Resmi bir ziyaret kapsamında Vilnüs’te bulunan Bakan konuyla ilgili soruları yanıtlarken Türkiye’nin İran müzakerelerinde oyun dışı bırakılmasından duyduğu küskünlüğü gizleyemedi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.